HDP Van'daki Güç Birliği Platformu'nda yer almayacak

HDP Van'daki Güç Birliği Platformu'nda yer almayacak
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van İl Başkanı Veysi Dilekçi, kentte düzenlenmeye başlanan 'güç birliği' toplantılarını eleştirerek "Beklenti yaratılmak isteniyor" dedi.
 Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van İl Başkanı Veysi Dilekçi, kentte düzenlenmeye başlanan 'güç birliği' toplantılarını eleştirerek, "AKP hükümeti yeni ilizyonlarla toplumda yeni umutlar ve beklentiler yaratmak istemektedir. HDP olarak böylesi bir platformun içerisinde yer almayacağımızı belirtmek istiyoruz. Kentimizin tüm siyasi parti ve sivil toplum örgütleri başta olmak üzere tüm kamu kurumlarını kent konseyi bünyesinde bir araya gelerek sorunlarımızı tartışmak ve çözüme kavuşturmak için çağrıda bulunuyoruz." dedi.


Bir süre önce Van'’da yapılan, önümüzde ki günlerde yeniden yapılması planlanan Güç Birliği Platformu toplantılarına ilişkin HDP İl binasında düzenlenen basın toplantısına HDP Van İl Eş Başkanı Veysi Dilekçi, HDP Van Milletvekilleri Tuğba Hezer ve Bedia Özgökçe Ertan katıldı.


Basın toplantısında konuşan HDP Van Milletvekili Veysi Dilekçi, "“2002 yılında başta Kürt sorunu olmak üzere ülkenin toplumsal, ekonomi ve kalkınma sorunları, bunlarla birlikte tüm sorunların çözümü vaadinde bulunan, 14 yıllık iktidarı boyunca çok sayıda genel ve yerel seçimlerde söz konusu vaatleri tekrarlayıp duran AKP hükümeti bu sorunların çözümü bir yana, başta Kürt sorunu olmak üzere toplumsal bütün sorunların daha da derinleşmesine sebep olmuştur. Kendi yandaş şirket ve çevrelerini büyütmenin dışında ülke ekonomisi yerinde saymaya devam etmektedir. Bununla birlikte toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren politikalar izlenmiş, toplumda yandaş ve karşıt ayrımı yapılarak muhalif bütün kesimler çeşitli yöntemlerle baskılanarak kendilerine biat eden bir toplum yaratmak istenmiştir. Ayrıca ülkenin hukuk sorununu daha da derinleştirerek yandaş bir hukuk sistemi oluşturma çabası sürerken, eğitim ve sağlık sorunları daha da içinden çıkılamaz hale getirilmiştir.”" ifadelerini kullandı.


Dilekçi açıklamalarını şöyle sürdürdü; "Ülkedeki olumsuz politikaların sorumlusu kendisi değilmiş gibi topluma hala umut vaat etmenin çabası ve arayışı içerisinde olan AKP zihniyeti muhalefeti suçlayan politikalarını sürdürüyor. AKP’'nin bu olumsuz politikalarından Van başta olmak üzere en çok bölge illeri etkilenmektedir. Van’'da yaşanan sosyal, siyasal, ekonomik bütün sorunların tek sorumlusu AKP hükümeti olmasına rağmen bugün de yeni ilizyonlar yaratarak hala sorunları sadece kendilerinin çözebileceğine dair toplumda yeni umutlar yaratma politikalarıyla sonuç almak istiyor" dedi.


Dilekçi konuşmasında şunları söyledi; "Kentte yaşanan depremlerin ardından Van’'ı affet bölgesi ilan etmeyen, sorunları daha da derinleştiren AKP hükümetinin olumsuz politikaları toplumun hayatına ciddi etkide bulunmuştur.“ 1 Kasım seçimlerinde Van'’da milletvekili seçilen, deprem sürecinde yaşanan sorunların birinci dereceden sorumlusu olan Beşir Atalay, başka illerde yapmak istediği ama başaramadığı güç birliği platformu gibi suni gündemlerle sorunları çözecekmiş gibi …toplumu yeni beklentiler içine koyarak, zaman kazanma politikasını devreye sokmuş durumda. Şu iyi bilinmelidir ki sorunların sebebi olanlar, sorunları çözmeyi bir yana bırakalım; kamuoyunu oyalama politikalarına halkın itibar etmediği ve etmeyeceği bilinmelidir. AKP’'nin Van halkına vermesi gereken bir özeleştiri durumu söz konusu iken, bu politikalarla toplumu yeniden kandırma çabalarını büyük bir aymazlıkla sürdürüyor. İçeride ve dışarıda yürüttüğü tüm politikalarla ülkeyi büyük bir kaosun içine sokan AKP hükümeti tarafından ilk olarak 25 Ocak’'ta düzenlenen güç birliği platformunun ikincisi ise önümüzde ki günlerde yapılacak.Kentteki kimi kurumları bir araya getirerek planlanan güç birliği platformu bize gösteriyor ki; söz konusu toplantılar AKP hükümetinin bugüne kadar bölge ekonomisi ve kalkınmasına dönük hiçbir politikasının olmadığının açıkça itirafıdır. AKP’'nin seçimlerde vaat ettiği projelerin hiçbirinin gerçek olmadığını sadece halktan oy almanın çabası içinde olduğunun açık ifadesidir. 25 Ocak'’ta ilki düzenlenen bu platformun fikir babası ve mütevelli heyet başkanlığını Beşir Atalay yaparken, bunun bütün organizasyonunu ve kaynaklarını finanse eden Van Valiliği bir siyasal partinin düşünce ve çalışma programına kamu kaynaklarını kullanarak öncülüğünü yapmıştır. Böylesi bir programın ne amaçla ve neye dayanarak kamu kaynaklarının kullanıldığını Valilik, Van halkına izah etmek mecburiyetindedir. İl valisi bir siyasal partinin çalışmalarını hangi yasal dayanağa göre yürütmektedir? Hal böyleyken partimizin bu toplantılara katılmamasına yönelik eleştiriler ise, yine söz konusu ‘Güç Birliği’ toplantılarının özünde HDP'’yi itibarsızlaştırma çabası olduğunu çok net bir biçimde ortaya koyuyor."


Dilekçi, "Köklü bir siyasi gelenekten gelen ve bugüne kadar halklarımızın barışı ve demokratik bir Türkiye için ağır bedeller ödemiş olan partimiz, hem yerelde, hem de parlamenter düzeyde halklarımızın yararına olacak her çalışmaya aktif olarak katılmış ya da destek vermiştir. HDP olarak Van, bölge ve Türkiye halklarının yararına olabilecek politikalar üretmekteyiz. Milyonlarca oy almış bir parti olarak Türkiye halklarının haklı mücadelesinin sonuna kadar yanında olacağız. 80 milyon yurttaşımızın sorunlarını adalet ve eşitlik temelinde çözmenin arayışı ve çabası içerisinde olup, evrensel değerler ve ilkeler temelinde ülkemizin tüm sorunlarını çözerek huzur ve barış içerisinde yaşamayı hedefleyen bir mücadele içerisindeyiz. Başta yerelin sorunları olmak üzere ülkenin tüm sorunlarını diyalog, müzakere ve ortak akılla çözmenin en kapsamlı ve kalıcı yol olduğuna inanıyoruz. Siyasal amaçlar dışında kentimizin sorunlarının çözümünü hedefleyen her türlü tartışma ve öneri organizasyonlarının elbette önemli olduğuna inanıyoruz" ifadelerini kullandı.


Yerel Gündem 21 kapsamında oluşan en önemli ve en kapsamlı organizasyonunun kent konseyleri olduğunu dile getiren Dilekçi, “ "Kent konseyi kentimizin sorunlarını ortak akıl ve yerinde çözümü esas alan her türlü tartışma, eleştiri ve önerilerin yapıldığı, hesap verebilirlilik ilkesine dayalı yerel düzeyde demokratik katılımın yaygınlaştırılmasını, hemşerilik hukuku ve ortak yaşam bilincinin geliştirilmesini, çok ortaklı ve çok aktörlü yönetim anlayışının benimsendiği kolektif bir yapıdır. Sürdürülebilir gelişmenin sağlanması ve bu konuda ortaya çıkan sorunların çözümüne yönelik planların hazırlanması ve uygulanmasını sağlamaktır. Kente ilişkin temel stratejiler ve faaliyetler planlarının belirlenmesinde uygulama ve izleme süreçlerinde tüm kenti kapsayan ortak bir aklın oluşmasına katkıda bulunmaktadır. Kent konseyi; yerellilik ilkesi çerçevesinde katılımcılığı, demokrasi ve uzlaşma kültürünü geliştirmek; kentin kimliğine ilişkin tarihi, kültürel, toplumsal, doğal vb değerlere sahip çıkmak, kent kaynaklarının etkili, verimli ve adil kullanımına katkıda bulunmak, sürdürülebilir kalkınma anlayışına dayalı kentin yaşam kalitesini geliştiren; çevreye duyarlı ve yoksulluğu giderici programları destekleyen, sivil toplumun gelişmesine ve kurumsallaşmasına katkıda bulunan; çocukların, gençlerin, kadınların ve engellilerin toplumsal yaşamdaki etkilerini arttırmak ve yerel karar alma mekanizmalarında aktif rol almalarını sağlamak kent yönetiminde saydamlık katılım, hesap verebilirlilik, öngörülebilirlik uygulamasına katkıda bulunmaktadır. Böylesi bir yapının belediyeler başta olmak üzere valilik, kamu kurumları, siyasi partiler, milletvekilleri, sivil toplum örgütleri, üniversiteler, muhtarlar olmak üzere geniş kapsamlı yapı dururken; bunun aktifleştirilmesi ve geliştirilmesi gerekli iken, suni gündemler oluşturan güç birliği gibi platformların sorunların çözümüne gölge düşürdüğünü düşünmekteyiz. Sonuç olarak “ güç birliği” platformu adı altında oluşturulan platformun belli siyasal amaçlar hedeflenerek oluşturulduğu, sorunları çözmekten uzak sadece oyalama ve beklenti yaratmanın ötesinde bir fayda sağlayacağına inanmamaktayız. Bu nedenledir ki Halkların Demokratik Partisi olarak böylesi bir platformun içerisinde yer almayacağımızı belirtmek istiyoruz. Kentimizin tüm siyasi parti ve sivil toplum örgütleri başta olmak üzere tüm kamu kurumlarını kent konseyi bünyesinde bir araya gelerek sorunlarımızı tartışmak ve çözüme kavuşturmak için çağrıda bulunuyoruz.”" dedi.

Kaynak: Prestij Gazetesi