AK Parti’den Bülent Arınç’a sert yanıt

AK Parti’den Bülent Arınç’a sert yanıt
Eski Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın hükümeti eleştirdiği açıklamalara AK Parti'den ilk yanıt geldi.
AK Parti Milletvekili Aydın Ünal, Yeni Şafak'a yazdığı yazıyla isim vermeden Arınç'a ve son dönemde partiye eleştirileriyle gündeme gelen Hüseyin Çelik, Sadullah Ergingibi eski AK Parti yöneticilerine yanıt verdi. Ünal, yazısında "Darbe senaryolarını duyduğunda tırsan siz olmayasınız" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşma metinlerini yazmasıyla da bilinen Ünal, bugün Yeni Şafak gazetesine yazdığı "AK Parti mi değişti, yoksa siz mi kaybettiniz?" başlıklı yazıyla isim vermeden eski AK Parti'lilere yanıt verdi.

"Kimileri parti değiştirdiler, kimileri baskılara, tehditlere boyun eğdiler, kimileri yolsuzluğa, usulsüzlüğe, ahlaksızlığa tevessül ettiler. Kimileri de, altlarından koltuk alınınca, payeleri, rütbeleri sökülünce, çıkarları yok olunca, itibarları zedelenince kendilerini dışarıya attılar. O kendilerini dışarıya atanlar hep konuşurlar" diyen Ünal, şöyle devam etti: "Makam sahibiyken sustukları, makamları alınınca konuşmaya başladıkları için millet nezdinde de hiç itibarları yok. AK Parti ile ilk yolunu ayıran da, son yolunu ayıran da aynı türküyü söylüyor: 'AK Parti değişti' diyor; 'biz oradayken parti farklıydı, şimdi farklı' diyor."

AK Parti'nin değiştiğini reddeden Ünal, son olarak Bülent Arınç'ın eleştirileriyle gündeme gelen söz konusu isimlere şöyle yanıt verdi:

"Sakın değişen siz olmayasınız?

Darbe senaryolarını duyduğunda tırsan siz olmayasınız?

27 Nisan bildirisinin yayınlandığı gün dizleri titreyen siz olmayasınız?

Gezi olayları başladığında korkan, ürken, boyun eğen siz olmayasınız?

17/25 Aralık darbe girişimi karşısında saklanacak kovuk arayan sakın siz olmayasınız?

Zafer zamanlarında Recep Tayyip Erdoğan'ın yanında fotoğraf karesine girmek için birbirini ezen; ama zor zamanlarda susan, ortalıktan kaybolan, sinen, gevşeyen, korkan, gizlenen, saklanan siz olmayasınız?

'Makam var' denildiğinde herkesi çiğneyip öne geçen, ama 'kavga var' denildiğinde büyük bir maharetle kendini unutturuveren sakın siz olmayasınız?
AK Parti mi, Recep Tayyip Erdoğan mı değişti, yoksa, Allah aşkına, siz mi değiştiniz?

Neden daha önce konuşmadınız? Koca koca makamlarınız, payeleriniz, unvanlarınız varken neden sesinizi çıkartmadınız? Madem AK Parti değişti, madem Recep Tayyip Erdoğan değişti, neden o zaman mertçe ortaya çıkıp istifa mektuplarınızı masanın üzerine koymadınız? Neden cesaretle eleştirilerinizi o günlerde dile getirmediniz?

Partiye zarar vermek mi istemediniz? Peki bugün yaptığınız nedir?

Bugün söylediklerinizi o gün söyleseydiniz, inandırıcı olurdunuz. Cesaretiniz takdir edildiği kadar, genç siyasetçilere de örnek teşkil ederdiniz. Bugün muteber birer muhalif olarak anılırdınız.

Ama yapmadınız. Kusura bakmayın, ne söylerseniz söyleyin, isterseniz hakkı da söyleyin, ama elinden oyuncağı alınmış çocuk mızıldanması kadar bile ilgi göremezsiniz.

Yıllardır kuyunuzu kazan, ailelerinize, yaşam tarzlarınıza, inançlarınıza hakaretler eden medyada pek bir mutebersiniz. Nerede İslam ve millet düşmanı varsa, onların nezdinde pek bir şirinsiniz.

Vicdan kavramını ne de çok seversiniz! Aynaya bakıp vicdanınızla bir yüzleşebilseniz, inanın kendinize en büyük iyiliği edersiniz..."

ARINÇ NE DEMİŞTİ?

Eski Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, “Bu parti Tayyip'in partisi değildir. Bu parti milletin bize bir emanetidir, hepimizin partisidir. Bir kişinin şahsi mameleki haline getirilemez” demişti.

Başbakan Binali Yıldırım'a şu ağır sözlerle yüklendi: "Siz benimle bir konuşma yapıyorsunuz, ben de spontane olarak bildiklerimi size söylüyorum. Ama benim yerimde sayın Binali Yıldırım otursaydı herhalde bu soruları alır, önce sayın Cumhurbaşkanımızla konuşur, sonra size cevap vermeye gayret ederdi. Benim böyle bir becerim olmadığı için ben sizinle doğrudan doğruya konuşabiliyorum."

Arınç, Başkanlık tartışamalarını da şöyle eleştirdi: "Başkanlık konusundaki tartışmalar yeni Anayasa'nın da önüne geçti. Maalesef Türkiye'de her meselenin önünü kapatan bir konu haline geldi. Ekonomi konuşamıyorsunuz başkanlığı konuşmaktan; Suriye'yi konuşamıyorsunuz, dış politikayı konuşamıyorsunuz, iç politikadaki terörle mücadeleyi ve yeni süreci konuşamıyorsunuz".

Arınç, Davutoğlu'nun gidişi için ise şunları söyledi: "Bizim de söyleyebileceğimiz sayın Davutoğlu'nun gelişi ne kadar şık ve iyi olduysa, hepimizin gönlünden geçen olduysa; giderken herhalde çok da şık olmadı. Hiç alışık olmadığımız bir vefasızlık örneği oldu. Bir de bir insanın onuru vardır, haysiyeti vardır."

Arınç, tek adam sistemi için ise şunları söyledi: "Şimdi tek adam deniliyorsa, bizde tek adam modeli yok. Bir insan nihayetinde insandır, beşerdir, bizim kendimize örnek aldıklarımız her zaman yanındaki arkadaşlarıyla, ekibiyle kadrosuyla istişare eden görüşlerini onlarla paylaşan, hatta onların verdiği kararları uygulayan bir anlayıştır."