Turğut: Ödüllendirmek tedavide motivasyonu arttırır

Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turğut, madde bağımlılarıyla diyalogda hep yakınmak yerine bazen ödüllendiren yaklaşımlarda da bulunmak gerektiğini belirterek, “Ödüllendirmek tedavide motivasyonu arttırır.” dedi.

Van’da 2015 yılından bu yana madde bağımlılığıyla mücadele konusunda bağımlı bireyler ve aileleriyle dayanışma içinde çalışma yürüten Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, bu alandaki çalışmaları çeşitlendirerek sürdürüyor.

Bağımlı ailelerinin yanı sıra STK, siyasi parti, kamu kurumu, üniversite, özel okul, dershane, müftülük, muhtarlar, imamlar, radyo, televizyon ve yerel basın kuruluşlarıyla da diyalog kuran dernek, sigaradan diğer tüm bağımlılık yapan maddeler konusunda yazılı ve görsel araçlarla, bazen de seminerlerle bilgilendirme çalışmaları yapıyor.

Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turğut, yapılan çalışmalar kapsamında merak edilen sorulara cevap verdi.

Bir madde bağımlısı yakını ne yapmalı, yakınına nasıl davranmalı?

“Bağımlılık tedavisinde yakınımızın hep kötü yanlarına odaklanıyoruz. Oysaki çocuğumuzun kötü yanlarına odaklanmak yerine iyi yanlarını da fark edip ödüllendirmek gerekiyor. Onun iyi yanlarını sıklıkla hatırlatmak gerekiyor. Hayata biraz daha küstürmek yerine hayatın içine çekmek gerekiyor. Bu ödüldür. Ödüllendirmek tedavide motivasyonu arttırır.” 

Madde bağımlılığında ailelerimiz için “çocuklarınıza karşı açık olun” diyorsunuz, bunu biraz açar mısınız?  

“Bağımlılık oyunlarından birisi gizliliktir. Çevreden saklamak sık yapılan bir davranıştır. Bir süre sonra bundan vazgeçilmelidir. Gizlendikçe kişi bağımlılık oyununu sürdürür. Yakınlar genelde utançları nedeniyle bu durumu saklarlar. Saklandıkça, o utanç duymaktan kurtulur sanılır. Hâlbuki onun utanması veya biraz zora girmesi gerekmektedir. Zorlanmadıkça bırakmazlar. Hatta bazen yakınlar saklamak için ondan daha fazla çaba gösterirler. Saklamak onun yaşamını kolaylaştırır zannedilir. Ama unutmamak gerekir ki gizlilik bağımlılığı besler.”

Madde bağımlılığında kişisel ve toplumsal bir inkâr söz konusu, bunun nedeni ne olabilir?

“Bağımlılığın en önemli belirtilerinden birisi inkârdır. Bağımlı kişi her şeyi inkâr eder. Önce kullandığını inkâr eder. Daha sonra çok kullandığını inkâr eder. Hep bıkabileceğine inanır, bırakamayacağını kabul etmez. Kullanmaktan dolayı yaşadığı sorunları inkâr eder. Yaşadığı sorunların kendisinden kaynaklandığını kabul etmez, hep başkalarını suçlar. İnkâr kaçıştır. İnkâr değişmekten kaçıştır. Değişmek zordur. Değişmek yorucudur ve kolay değildir. İnkârdan vazgeçmemek bir yöntemdir. İnkâr aynı zamanda ailenin de bir sorunudur. Aileler de değişmek zorundadır. Değişim için kendi davranışlarımızı değiştirmeyi, dünyaya bakış açılarımızı değiştirmeyi kabullenmemiz lazım. Bu nedenle inkâr ve başkalarını suçlama çıkmaz bir yoldur. Kısacası inkâr çözümsüzlüktür. Deve kuşu politikasıdır. Aslında kendini kandırmaktır.”

Madde bağımlısı yakınlarımızla nasıl daha iyi bir iletişim kurmamız gerekiyor peki?  

“O durumdaki ailelere önerim şu; İyi bir iletişim kurmak için ‘ben’ dilini kullanın. Kendi duygu ve düşüncelerinizi ifade edin. Örneğin ‘sen beni kızdırdın’ yerine ‘Ben sana kızgınım’ diyebilirsiniz. Konuşurken onu yargılamayın, korkutmayın ve suçlamayın. Konuşurken onu dinleyin. Kendinizi onun yerine koymaya çalışın. Her ne olursa olsun, her zaman onun yanında olacağınızı belirtin. Mesajlarınızı doğru zamanda ve doğru biçimde verin. Yakınlarınıza vereceğiniz mesajlara dikkat edin. Tek tek verilecek mesajlar daha iyi anlaşılır. Örneğin evden çıkarken ‘oraya git, buraya git, şunu bunu yap, alkol alma, eve erken gel’ demek yerine sadece ‘bugün alkol içmeni istemiyorum’ demek gibi. Verilen mesajların somut olmasına dikkat etsin aileler.” 

Madde bağımlısı biriyle yakını arasında yaşanan tartışma konusunda neler söyleyeceksiniz, sanırım bu sorun da ailedeki yaşamı en fazla zorlayan sorunlardan biri? 

“Tartışmak, sorunu çözmez, yarar getirmez. Tartışmak sorunların daha da büyümesine sebep olacaktır. Sağlıklı bir iletişim için tartışırken şu yöntemleri kullanabilirler: Sakin oldukları zaman onunla konuşsunlar. Hazır olduğukları zaman konuşsunlar. Bilgileri olmayan konularda fikir ileri sürmemeleri lazım. Ayık değilken konuşmamak lazım, tartışma yaşanırsa konuşmanın konusunu değiştirmek lazım. Fikirlerini tekrar tekrar, nötr bir ses tonuyla ve fazla açıklama getirmeden söylemeleri daha doğru olur.”

Normalde bir madde bağımlısına karşı nasıl bir davranış göstermek gerekir, bu konuda aileler, yakınları, çevre ne yapmalı? 

“Onu ve yaptıklarını anlamak zorundayız. O kendi doğrularını yapıyor ve yaşıyor. Onun doğruları bizim doğrularımızdan farklı olabilir. Bazı davranışlarını, bilerek yapmadığını da kabullenmemiz gerekiyor. Onun farklı olduğunu kabullenmek gerekir. Çevrenizdeki diğer insanlardan davranışları farklı olabilir. Diğerlerinin gösterdiği tepkilerden farklı tepkiler gösterebilir. Onun, zaten farklı bir kişi olduğu için madde kullanmaya başladığını unutmayın. Diğer insanlardan beklediklerinizi ondan beklemeyin. Onun farklı olduğunun bilincine varın. Onun farklı olduğunu kabullenmek ve beklentilerinizi düşürmek, ona karşı olan tahammülünüzü artıracaktır. Çatışmalarınız azalacaktır.”

Madde bağımlısı ile yakını arasında nasıl bir sınır olmalı, bu işin var mı temel kuralları? 

“Dernek olarak yaptığımız araştırmalardan elde ettiğimiz sonuçlar var. Bu konuda önerilerimiz şunlar olabilir; Aile içerisinde bazı kurallar belirleyin. Kurallar aile üyeleri arasındaki sınırların belirlenmesini sağlar. Sınırların iyi belirlendiği durumlarda herkes daha rahat olur, birbirlerinin hayatlarına girmezler. Sınırları belirlemek bağımlılığın tedavisinde önemli ve çok gerekli olan bir adımdır. Çünkü bağımlılar genelde sınırları delmeyi ve kurallara uymamayı çok severler. Kendi sınırlarınızı ve onun sınırlarını iyi çizmeniz gerekir. Koyduğunuz sınırların net olmasına özen göstermelisiniz. Örneğin bir eşin, alkolü kullandığı için eşinden ayrılacağını söylediğinde ne kadar kullandığı ve ne zaman ayrılacağını da bildirmesi gerekir. Bir yaptırım uygularken bunu bir zafere dönüştürmeyin. Ceza, öfkenizin de göstergesi olmasın. Ceza, sadece bir davranışın yaptırımıdır. Bu nedenle nötr olmanız yararlıdır. Genelde ‘para vermezsem daha kötü şeyler yapmaz mı?’ sorusu akla gelir. Eğer kişi hırsızlık gibi davranışlarda bulunacaksa, bunu zaten yapar. Öte yandan yakınları olarak bunu ne amaçla yaptığınızı ona anlatabilmeniz çok önemlidir. Bunu yaparken de bir intikam gibi değil, daha tarafsız bir duygu haliyle, tatlı bir şekilde anlatmanız yararlı olacaktır.” 

Prestij Özel Haber: Adil HARMANCI

Van Haber Haberleri