Van GYSH’de 81 il arasında 80’ninci sırada!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2018 yıllına ilişkin İl Bazında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla verilerini açıkladı.

Van GYSH’de 81 il arasında 80’ninci sırada!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2018 yıllına ilişkin İl Bazında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla verilerini açıkladı.

Adnan Çelik
Adnan Çelik
10 Ocak 2020 Cuma 17:22
Van GYSH’de 81 il arasında 80’ninci sırada!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2018 yıllına ilişkin "İl Bazında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla" verilerini açıkladı. Son ekonomik verilerde ülke bazında düşündürücü bir sırada yer alan Van, bu oranlamada da Van, Ağrı’nın üstünde yani ülke genelinde 80’inci sırada yer aldı. Gelir noktasında dipte yer alan Van’ın durumunu piyasa ve ekonomiyi bilen iki isim, Şehrivan aracılığı ile yorumladı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2018 yıllına ilişkin ‘İl Bazında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ verilerini açıkladı. TÜİK’e göre Van kişi başı 15 bin 121 lira, Ağrı’nın bir sıra üstünde yanı 80’ninci sırada yer alı. Van’ın son dönemlerdeki ekonomik sıralamalardaki kötü gidişatı dikkat çekerken 81 il arasında 80’ninci sıraya gerileme hususunda önemli isimlerden çarpıcı yorumlar geldi. TÜİK tarafından açıklanan verilerine ilişkin Şehrivan Gazetesi’ne Van TSO ve Van TB eski başkanı Feridun Irak ve Yeminli Mali Müşavir İlhan Güneri, önemli değerlendirmelerde bulundu. Irak, kentin bölgedeki iller arasında alt seviyede yer almasının nedenleri sıralarken, temel sorun girişimcilerden ve halktan kaynaklanmadığını, sorunun liyakat ve ehliyette aranması gerektiği ifade etti. Güneri ise, kentteki bölge illeri arasında son sırada yer almasına dair konular tek tek sıraladı. Tarım ve hayvancılığın dibe vurmasından göçe kadar birçok sebebi sıralayan Güneri, Van’ın kent hafızasının zayıf olduğu şeklindeki çarpıcı bir yoruma da yer verdi.

KİŞİ BAŞI GSYH İLE İLK SIRADA KOCAELİ YER ALDI

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2018 yıllına ilişkin "İl Bazında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla" verilerini açıkladı. İl bazında GSYH'dan en yüksek payı alan ilk üç il İstanbul, Ankara ve İzmir, 2018’de toplam GSYH’nin yüzde 46,2’sini oluşturdu. Kişi başına 79 bin 254 lira GSYH ile ilk sırada Kocaeli yer aldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2018’de İstanbul 1 trilyon 155 milyar 254 milyon lira ile en yüksek Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH)’ye ulaştı ve toplam GSYH’nin yüzde 31’ini oluşturdu. İstanbul’u, 329 milyar 831 milyon lira ve yüzde 8,9 pay ile Ankara ve 233 milyar 515 milyon lira ve yüzde 6,3 pay ile İzmir takip etti. GSYH’den en yüksek payı alan ilk üç il bu dönemde, toplam GSYH’nin yüzde 46,2’sini oluşturdu.

İL DÜZEYİNDE SON 3 SIRADA İSE VAN YER ALDI

İl düzeyinde GSYH hesaplamalarında son üç sırada ise 3 milyar 289 milyon lira ile Tunceli, 2 milyar 613 milyon lira ile Ardahan ve 2 milyar 250 milyon lira ile Bayburt yer aldı. TÜİK’e göre kişi başına GSYH, 2018 yılında 13 ilde Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşirken, Kocaeli 79 bin 254 lira ile ilk sırada Kocaeli yer aldı. Kocaeli’yi, 76 bin 769 lira ile İstanbul ve 60 bin 249 lira ile Ankara izledi. İl düzeyinde kişi başına GSYH hesaplamalarında 16 bin 194 lira ile Şanlıurfa, 16 bin 68 lira ile Van ve 15 bin 121 lira ile Ağrı son üç sırada yer aldı.

MUŞ İLE BİTLİS VAN’I KİŞİ BAŞI GSYH’DA GEÇTİ

TÜİK verilerine göre; il düzeyinde kişi başına GSYH hesaplamalarında 16 bin 68 lira ile Van sondan ikinci sırada yer alırken TRB2 Bölgesi’nde 17 bin 779 lira ile Bitlis ve 19 bin 533 lira ile Muş, Van’ın önünde yer aldı.

BÖLGE İLLERİ DE TOPLCU SON SIRALARDA

Kişi başına gayrisafi yurt içi hasılada 2. düzey ‘İstatistiki Bölge Birimi’ verilerine göre; 26 bin 428 lira ile TRB1 Bölgesi (Malatya, Elâzığ, Bingöl, Tunceli), 21 bşn 868 lira ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt), TRA2 Bölgesi (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan), 18 bin 106 lira ile TRC2 Bölgesi (Şanlıurfa, Diyarbakır) yer alırken son sırada ise 17 bin 841 lira ile TRB2 Bölgesi (Van, Muş, Bitlis, Hakkâri) yer aldı.

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR GÜNERİ VAN’IN DURUMUNU YORUMLADI

Şehrivan Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Yeminli Mali Müşavir İlhan Güneri, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in açıkladığı 2018 yılı verilerine göre kentin kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla’da sondan ikinci sırada yer aldığının altını çizerek şu ifadeleri kullandı: “Van, Muş, Bitlis ve Hakkari’den oluşan bölgesel bazda da TRB2 bölgesi olarak sonuncu sıradayız. Açıklanan bu GSYH’ya göre Türkiye’de GSYH TL bazında 2017’ye göre %18 bir artış gösterse de, USD (dolar) bazında %8 bir azalış göstermiştir. İlimiz için rakamlar şöyledir; 2017 yılında 38.712 TL, 10.616 dolar, 2018 yılında ise 45.75 TL, 9.693 dolar olarak gerçekleşmiştir. Yani reel alım gücümüz geçen yıla göre %8 azalmıştır” dedi.

“DÜŞÜŞ EN ÇOK ORTA GELİRLİYİ ETKİLEDİ”

Güneri, Türkiye’de hane halkının ekonomik gelirlerinde ciddi bir düşüşün yaşandığı herkesin üstünde mutabık kaldığı bir gözlem olduğunu ifade etti. Güneri, “Bu düşüş daha çok orta gelir düzeyinde yaşayan kişi ve işletmeleri etkilemektedir. Kanaatimce bunun en büyük iki nedeni vardır; üretimde, özellikle de tarım üretimdeki düşüş, gelir dağılımında alt ve orta düzeyle, üst düzey gelirler arasındaki makasın genişlemesi. Tarım girdilerindeki (özellikle motorin) fiyat artışları, tarım ürünlerinin üretim maliyetini artırmıştır. Bunun üzerine tarımda, buğday dahil birçok ürüne ithal avantajları verilmesi tarım üretiminin gerilemesine neden olmuştur” diye belirtti.

“VAN NEDEN ALT SIRALARDA YER ALIYOR DİYE DÜŞÜNMEK LAZIM”

Güneri, “Oysa denizdeki yatlara yapıldığı gibi, üreticiye de ucuz motorin verilseydi tarım ürünlerinin fiyatı artamaz ithalata da gerek kalmazdı. Çok kısaca özetlemeye çalıştığım bu durum tüm ülkeyi etkilerken geri kalmış bölgeleri daha da fazla etkilemiştir. Van’da bundan payına düşeni elbette almıştır. Bunlar ülke genelindeki temel sorunlar. Tüm bu sorunlara rağmen bölgede bazı iller daha iyi durumdayken Van neden alt sıralarda yer alıyor diye düşünmekte lazım. Bunun öznel nedenlerini de Van’ın coğrafi, demografik, eğitim, kültür, sosyolojik yapı vb. dinamiklerinde aramak lazım” dedi.

GÜNERİ: VAN’DA KENT HAFIZASI ZAYIFTIR

1993’de başlayıp 2000’lerde yoğunluğu azalan göç olgusu büyük etken olduğunu ifade eden Güneri, “Bu dönemde yaşanan şiddet ortamından kaynaklı doğal olmayan bir göç yaşanmıştır. Köyü yakılan yıkılan insanlar, can havli ile kendilerini şehirlere atmış, Van’da bu göçten en çok etkilenen nüfus olmuştur. Van’ın tabelada yayımlanan nüfus sayısı kimseyi yanıltmasın. Van o nüfusun minimum iki katını barındırmaktadır. Her ne kadar adrese dayalı nüfus sistemi olsa da Van’da yaşayan birçok insanın ikametgahı çevre köy, ilçe ve illere kayıtlıdır. Yaşanan göç sadece Van gelenlerle sınırlı kalmamıştır. Van’dan da şiddet ortamı ve deprem nedeni ile büyük şehirlere ciddi bir göç yaşanmıştır. Bu göç daha çok eğitimli ve ekonomik bakımda güçlü insanların şehri terk etmesi şeklinde olduğundan, ciddi bir sermaye kaybı da yaşanmıştır. Van’a olan göç ise şiddet ortamından kaynaklı zoraki bir göç olduğundan, daha çok yoksul insanlardan oluşmuştur. Bugün Van’da yaşayan insanlar içinde bir araştırma yapılırsa, burada ikamet geçmişi 50 yılı aşan insan sayısı nüfusun üçte birini bile bulmaz kanısındayım. Bu anlamda Van’da kent hafızası da zayıftır. Bu durum şehrin üretim kapasitesinden, yönetici kapasitesine kadar her şeyini etkilemiştir” diye ifade etti.

“VAN’A YAPILAN BÜTÜN HARCAMALAR İKİ TEMEL KALEMDE TOPLANMIŞTIR”

Kentin dezavantajlı durumunu avantaja çevirmesi gereken kamu idaresinin üretime yönelik bir tek yatırım bile yapmadığı dile getiren Güneri, “Van’a yapılan bütün harcamalar iki temel kalemde toplanmıştır: Kamu görevlileri ve emeklilerin maaşları, çoğu askeri amaçlı yol, köprü, karakol vb. yapımlar, devletin harcamaları temel olarak 3 kalemden oluşur; transfer harcamaları, cari harcamalar, yatırım harcamaları, bu harcamalar içinde ilimizin gelişimine katkı sunacak tek kalem, yatırım harcamalarıdır. Bunun içinde yukarıda da belirttiğimiz gibi askeri amaçlı yol, köprü, karakol yapımları da vardır” dedi.

GÜNERİ: VAN’A YAPILAN YATIRIM TUTARINA DEĞİNDİ VE EKLEDİ…

Güneri, “Şimdi Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının sitesinden aldığım bir veriyi sizlerle paylaşmak istiyorum; 2017 yılında Van’a yapılan yatırım tutarı: 564.245.000,00 TL, 2018 yılında Van’a yapılan yatırım tutarı: 259.832,000,00 TL olarak açıklanmaktadır. 2017’ye göre olan azalmayı bir kenara bırakalım. Söz konusu iki yılda Van’a 824.077.000,00 TL yatırım yapıldığı anlaşılmaktadır. Şimdi asıl soruya gelelim; bu yatırım nelerde oluşmaktadır ve ilimize üretim bazında nasıl bir katkı sağlamıştır. İlimizin toplam üretimi artmış mıdır? Ne yazık ki ben bu sorulara olumlu yanıt veremiyorum” diye ifade etti.

GÜNERİ: ‘VANLININ YATIRIM YAPMADIĞI YERE BİZ NİYE GELELİM’ DİYE İRONİK BİR CEVAP ALIYORUZ

Kentle ilgili verilerin ortada olduğunu, kentin kalkınma ve Gayri Safi Yurt İçi Hasıla adına olumlu bir gelişme olmasını beklemenin hayal olduğu belirterek, son olarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Van’a il dışından da yatırımcı gelmiyor, neden gelmiyorsunuz dediğimizde de ‘Vanlının yatırım yapmadığı yere biz niye gelelim’ diye ironik bir cevap alıyoruz. Kısmen haksız değiller bu yanıtta. Ancak sorunu tek başına buna bağlamak, bizi yanlış çözümlere götüreceği gibi yatırım yapmayanlara da haksızlık olur. Çünkü yatırımcı, yatırım kararı verirken benim ilim gibi bir faktörü en son değerlendirir. Van’da yaşanan ekonomik gerileme, ülkenin genel durumunu göz ardı ederek açıklanamaz. Van’a özgü koşullar ise çoğunlukla dezavantajlı, merkezi idare ile, yerel yönetimin el ele verip Van için ciddi bir master planı yapmaları zorunludur. Çünkü tek başına yerel yönetimler bu sorunu çözmede yeterli olamazlar” şeklinde konuştu.

“HERKES ÜSTÜNE DÜŞENİ YAPMALIDIR”

Van TSO ve Van TB eski başkanı Feridun Irak, TÜİK tarafından açıklanan "İl Bazında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla" verilerine ilişkin Şehrivan Gazetesi’ne önemli açıklamalarda bulundu. Irak, ‘İl Bazında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’da kentin sondan ikinci sırada olmasının yanı sıra eğitim, insani gelişmişlik düzeyi bakımından diplerde yer aldığını kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayvancılık, turizm, sınır ticareti gibi çok güçlü potansiyel olmasına rağmen bölgedeki bütün illerin önünde gelmesi gerekirken Muş ve Bitlis’in gerisine düşmesi, son derece düşündürücüdür. Zenginlik üretilemiyor olmasının nedeni halkta aranmamalıdır. Birçok rakam vererek zülfü yâre dokunmadan uzun uzadıya yazmak ve söylemek mümkün ancak buna lüzum yok. Nedenler çok açıktır, sağa sola çekmeye, kıvırmaya, lafı dolandırmaya gerek yok, herkes payına düşeni almalı ve üstüne düşeni yapmalıdır” dedi.

IRAK: NEDENLERİ TEK TEK SIRALADI

Kenttin ‘İl Bazında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’da son sıralarda yer almasının nedenlerini sıralayan Irak, şunları ifade etti: “Yatırım ortamının iyileştirilmesi, eksik alt yapının giderilmesi için gerekli kaynağı getiremeyen siyasetçiler, kendini öğrencilerin yaptığı harcamalarla yeterli gören, defalarca dile getirilmesine rağmen niçin zenginlik üretemediğimizle ilgili bir araştırma yapmayan üniversite, sorunlara yeterli çözüm üretemeyen, kamu kesiminin ortaya koyduğu yanlış projelere itiraz etmeyen hatta onaylayan meslek kuruluşları ve STK’lar, bir çoğunda bir işin nasıl olacağını değil nasıl olmayacağını söyleyen liyakat sorunu bulunan kamu kesimi, uyguladığı yanlış projelerle çok büyük kaynak israfına neden olan dünyadan bihaber planlamacı ve kalkınmacılardır”

IRAK: SORUN LİYAKAT VE EHLİYETTE ARANMALIDIR

Irak, son olarak sözleri şöyle sürdürdü: “Birçok toplantılarında bakan misafir ederek yıllarca toplanan ama bir tek soruna çözüm getiremeyen güç birliği platformu bu söylediklerimin ispatıdır. Hatırlarsınız bu platform siyasetçilerden, halen görevde bulunan planlamacı kalkınmacı, meslek kuruluşları STK temsilcileri, üniversite ve ilgili kamu kurumu temsilcilerinden oluşmaktaydı. Burada temel sorun girişimcilerden ve halktan kaynaklanmaktadır. Sorun liyakat ve ehliyette aranmalıdır” şeklinde konuştu.

 ŞEHRİVAN ÖZEL: HAMİT KARAKUŞ/MENDUH ÇALIŞKAN-
 

Son Güncelleme: 14.01.2020 11:42
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.