banner258

Turğut: Bağımlılıkla mücadelede medyaya büyük bir ihtiyaç var

Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turğut, uyuşturucu kullanımı ve bağımlılıkla mücadelede basının rolünün önemli olduğunu, bu nedenle özendirici ve itici bir dil yerine caydırıcı ve moral aşılayan bir dil kullanılması gerektiğini söyledi. Turğut, “Uyuşturucu bağımlılığı ile mücadele etmek, gençleri bilgilendirmek ve bu konudaki duyarlılığı artırmak için uyuşturucuyla mücadelede medyaya kuşkusuz büyük bir ihtiyaç vardır.” dedi.

Adnan Çelik
Adnan Çelik
13 Mart 2021 Cumartesi 11:11
Turğut: Bağımlılıkla mücadelede medyaya büyük bir ihtiyaç var

Van’da, 2015 yılından bu yana çeşitli etkinliklerle madde bağımlılığı konusunda çalışmalar yürüten Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, İpekyolu Gençlik Merkezi ile birlikte gençlere yönelik 3 haftalık yeni bir eğitim başlattı.

“Bağımlılığa Karşı Sağlıklı Yaşam Becerileri” adı altında başlatılan eğitimlerde uyuşturucu kullanımının zararlarının yanı sıra madde kullanımına karşı verilecek mücadele biçimleri anlatılacak.

MEDYANIN ROLÜ

Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turğut, gazetemize yaptığı açıklamada, uyuşturucu kullanımına ve bağımlılığa karşı verilecek mücadelede basının rolüne dikkat çekti.

En önemli mücadele araçlarından birinin de basın olduğunu belirten Turğut, “Uyuşturucu bağımlılığı ile mücadele etmek, gençleri bilgilendirmek ve bu konudaki duyarlılığı artırmak için uyuşturucuyla mücadelede medyaya kuşkusuz büyük bir ihtiyaç vardır.” dedi.

“DİLE DİKKAT EDİLMELİ”

Bağımlılıkla mücadelede etkili sonuçlar alınması için medyanın haber sunumunda özenli bir dil kullanması gerektiğini ifade eden Turğut, şöyle devam etti:

“Tabi burada medyanın kullandığı dil, büyük önem arz ediyor. Ama ne yazık ki uyuşturucu kullanan bireyler, haberlerde genellikle ‘tehlikeli meczuplar’ olarak resmediliyor. Edilgin konumdaki bağımlıların toplum ve aileleri için tehlike unsuru olduğu sıklıkla vurgulanıyor. Oysa bu kişilerin de birer birey olduğu ve isterlerse bu durumdan kurtulabileceği mesajı haberlerde daha sık işlense bağımlıların toplumsal konumu değişebilir ve tedaviye rağbeti artırabiliriz.”

NASIL BİR DİL?

Turğut, bağımlılıkla mücadelede yapılan çalışmalara katkı olması için medyada şu ifadelerin kullanılmasını önerdi:

“Uyuşturucu bağımlıları için ‘kurban’, ‘batağa saplanmış’, ‘esiri olmuş’, ‘tuzağa düşmüş’ gibi nitelemeler yerine;  ‘bağımlı’, ‘tedaviye ihtiyaç duyan’, ‘uyuşturucu kullanan’ ifadeleri kullanılmalı. Uyuşturucu kullanıcılarının onurunu kıracak ve itibarını zedeleyecek ifadeler kullanmamaya dikkat etmek lazım. Uyuşturucu kullanıcıları için ‘sarhoş’, ‘tinerci’, ‘esrarkeş’, ‘hapçı’, ‘eroinman’ vb. ifadeler kullanılmamalı. Haberlerde kişinin uyuşturucu etkisi altında bilinçsizce sergilediği davranışlara ilişkin görüntüler verilmemelidir. Haber kurgusunda abartıdan kaçınmak lazım. Uyuşturucu bağımlıları ile ilgili şok etkisi yaratacak dramatik görüntüler, abartılı tekrarlar ile haberle ilgisi olmayan stok görüntülerin kullanımından kaçınılmalı.”

“ÖZENDİREN TASVİRLER OLMAMALI”

Uyuşturucu kullanımını normalleştiren ve özendiren tasvirlerden de kaçınılması gerektiğini ifade eden Turğut, şu örnekleri verdi:

“Uyuşturucu alışkanlığı’, ‘uyuşturucu tutkusu’, ‘keyif verici madde’, ‘altın vuruş’ gibi tanımlamalar yapılmamalı. ‘Bağımlılık yapmaz’, ‘kilo verdirir’ veya ‘yaratıcılığı artırır’ gibi özendirici nitelemelerden kaçınılmalı. Uyuşturucunun kullanılışını tasvir eden ayrıntıları vermekten kaçınmak lazım. Uyuşturucu maddenin kullanım şekilleri ve malzemeleri ayrıntılarıyla verilmemeli. Uyuşturucu temin edilen cadde, sokak adı ya da kullanım yerlerine ilişkin ayrıntılar verilmemeli.”

UYUŞTURUCU SATIŞINI ÖZENDİREN VURGULAR

Bazen haberlerde uyuşturucu ticaretini özendiren ve elde edilen paraya dikkati çeken vurgulara rastlanabildiğini söyleyen Turğut, şu tehlikelere dikkat çekti:

“Uyuşturucu satıcıları, üreticileri, kaçakçılığı ile bununla bağlantılı suçlarla ilgili medya metinlerinde bu yolla yüksek kazanç elde edildiği sıklıkla vurgulanıyor. Kaçakçılık, satıcılık ve üreticilik yöntemlerinin ayrıntıları ilgi çekici unsur olarak ayrıntılı şekilde işlenmemeli. Bu durum suça yatkın kişileri teşvik edebiliyor. Uyuşturucu madde yakalamalarında, ‘milyon dolarlık baskın’ gibi maddenin piyasa değerini öne çıkaran ifadeler yerine, ‘büyük miktarda uyuşturucu ele geçirildi’ gibi daha genel ifadeler tercih edilmeli. Uyuşturucu kaçakçılığı, satışı ve suç tekniklerini ayrıntılarıyla anlatmamaya ve mücadele yöntemlerini deşifre etmemeye dikkat etmek lazım. Uyuşturucu kaçakçılığı yapan kişilerle ilgili özendirici sıfatlardan kaçınmak lazım. Uyuşturucu kaçakçıları ve örgüt liderleri için ‘baron’, ‘patron’, ‘ağa’, ‘ağabey’ gibi özendirici tanımlardan kaçınılmalı."

‘HANGİ HABERLER TEDAVİYE İYİ GELİR?’

Bağımlılıkla mücadelede olumlu haberlerin tedavi üzerindeki etkisine de dikkat çeken Turğut, şunları kaydetti:

“Uyuşturucu bağımlılığını yenen, aktif bireylere ilişkin haberlerin olumlu mesajlarla birlikte oluşturulan metinlerde yer alması, mücadelenin toplumsal boyutunu öne çıkarma ve özdeşim kurma olanağı yaratma alanlarında benzersiz fırsatlar sunar. Bireysel başarı hikâyeleri dışında konuyla ilgili gerçekleştirilen projeler, dayanışmalar ve kaydedilen gelişmeler de yine bu tipten haberlerde işlenebilir. Başarı hikâyelerini medya metinlerinde daha çok işlemek bağımlılara umut vericidir. ‘Hayatta insanın başına her türlü kötülük gelir, yeter ki buna bir son ver!’ türü haberler tedavide büyük bir motivasyon oluşturur.”

Prestij Özel Haber: Adil HARMANCI

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.