İçişleri Bakanı Soylu, Van'da konuştu! İşte ziyaretin detayları

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Kandildekilere sesleniyorum, siz Türkiye'nin anayasasıyla kafanızı yoracağınıza canınızı nasıl kurtaracaksınız ona bakın. Orada it gibi ulumayı bırakın, milletin başına yıllardır beri sardığınız alçak ayrılık tohumlarının bedelini nasıl ödeyeceksiniz. Sıçan gibi nereye kaçacaksınız, canınızı nasıl kurtaracaksınız ona bakın." dedi.

İçişleri Bakanı Soylu, Van'da konuştu! İşte ziyaretin detayları

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Kandildekilere sesleniyorum, siz Türkiye'nin anayasasıyla kafanızı yoracağınıza canınızı nasıl kurtaracaksınız ona bakın. Orada it gibi ulumayı bırakın, milletin başına yıllardır beri sardığınız alçak ayrılık tohumlarının bedelini nasıl ödeyeceksiniz. Sıçan gibi nereye kaçacaksınız, canınızı nasıl kurtaracaksınız ona bakın." dedi.

Habervan Editör
Habervan Editör
22 Mart 2017 Çarşamba 17:48
İçişleri Bakanı Soylu, Van'da konuştu! İşte ziyaretin detayları

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Terörü devreye soktular olmadı, darbe yaptılar olmadı, IMF olmadı. Şimdi kim giriyor devreye? Almanya, Hollanda. Kim girerse girsin millet hepinizi sandığa gömecek. Bu ülke en önemli zaman diliminde ve en önemli kararını verecek." dedi.

Çeşitli programlara katılmak üzere Van'a gelen Bakan Soylu, Ferit Melen Havalimanı'ndaki karşılamanın ardından helikopterle Erciş'e geçti.  

AK Parti Erciş İlçe Başkanlığının seçim bürosu açılışına katılan Soylu, Erciş halkına, 15 yıldır bu ülkede milletin kalkınması, ülkenin gelişmesi, özgürlüğü, başka ülkeler karşısında diz çökmemesi için çaba gösteren Recep Tayyip Erdoğan ve tüm bölünmüş yollarda, havalimanlarında, hızlı trenlerde imzası bulunan Başbakan Binali Yıldırım'ın selamlarını ilettiğini söyledi.

Konuşmaya başlamadan önce Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile görüştüğünü söyleyen Soylu, ilçenin yılan hikayesine dönen devlet hastanesi konusunun çözümü noktasında söz aldığını ve 4 ay içinde hastanenin hizmete açılacağını ifade etti.

SOYLU, ÜLKE OLARAK BÜYÜK SIKINTILAR YAŞANDIĞINI BELİRTEREK, ŞÖYLE KONUŞTU:

"İçimize çok ağladık. Birlik beraberlik içinde ülkemizin yarına ulaşmasını engellemek için travmalar yaşattılar. Bu ülkede bizi terbiye etmek istediler. Bir gün ülkenin başbakanını astılar. Bir gün mezhep ayrımı yaptılar. Aleviler Sünniler birlik olmasın istediler. Bizi etnik kökenlerimiz üzerinden ayırmaya çalıştılar. Bu ülkenin birliğini, beraberliğini zayıflatmak istediler. Bir gün 1960 darbesini, bir gün 1971 muhtırasını yaptılar. 17 yaşındaki çocukların yaşını büyüterek idam ettiler. Terörizmle, anarşizmle, enflasyonla, alnımızın teriyle kazandığımız paraları faizlerle alarak bizi terbiye etmeye çalıştılar. Bizi 28 Şubat'la, ezanların sesini kısarak, bizi Allah'u Ekber'e hasret bırakarak terbiye etmeye çalıştılar. Bizi kıyafetlerimizle, başörtülü başörtüsüz diye terbiye etmeye çalıştılar."

- " KÜRT KARDEŞLERİMİZLE BİZİ AYIRAMAYACAKLAR"

Milletin gönül verdiği liderleri itibarsızlaştıranların, iftira atarak terbiye etmeye çalışanların en son Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a aynı alçak hareketleri yapmaya çalıştıklarını vurgulayan Soylu, bunların, "Siz kimsiniz, efendiniz biziz", "irticacılar" diyerek güçlü, ayaklarının üstünde duran bir Türkiye olmaması için çaba gösterdiğini belirtti.

17-25 Aralık ve 6-7 Ekim olaylarıyla ülkenin önünün tıkanmak istendiğini belirten Soylu, "Ne ortaya koyarlarsa koysunlar, yerler, topraklar şahit olsun ki Kürt kardeşlerimizle bizi ayıramayacaklar, ayıramayacaklar, ayıramayacaklar. 15 Temmuz'da o meczubun, maşanın, alçağın talimatıyla uçaklardan, tanklardan, helitopterlerden ateş açarak milletimizi terbiye etmeye çalıştılar. Türlü türlü tezgahlar ortaya koymaya çalıştılar. Ne yaparlarsa yapsınlar bu milletin cevabı tektir. Şiddetle, silahla, zorlukla değil, oylarıyla, sandıklarla, demokrasiyle veriyor cevabını." diye konuştu.

Soylu, 16 Nisan'ın sadece bir referandum olmadığını, darbelerle, muhtıralarla, gezi olaylarıyla, 17-25 Aralık'la 6-7 Ekim olaylarıyla, 15 Temmuz'la ülkeyi terbiye etmeye çalışanlara karşı bir cevap olduğunu bildirerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

- "16 NİSAN'DA PATRONUN MİLLET OLDUĞUNUN KARARINI VERECEĞİZ"

"16 Nisan'da bu asil millet ay yıldızlı bayrağıyla, Ezan-ı Muhammediye ile bir cevap verecek. 'Bizi bölemediniz, parçalayamadınız' diyecek. 16 Nisan'da bunlara karşı nasıl gümbür gümbür geldiğimizin cevabını verecekler. PKK'ymış, FETÖ'ymüş, DEAŞ'mış, bunlar da yetmedi Hollanda, Almanya, topunuz gelin, bize Erciş yeter. 15 Temmuz akşamı hiç kimse bu ülkede darbe olacağını düşündü mü? Gerçi benim yerime Kılıçdaroğlu konuşsa daha iyi. 'Başbakan ile Cumhurbaşkanı ayrı partilerde olacak birbirlerine düşecekler' diyor. Biz aylardır ne anlatıyoruz. Bu sistem kardeşi kardeşe, babayı oğula düşürür. Olan güzel ülkemize olur. Cumhurbaşkan'ımız güzel bir söz etti. Dedi ki 'Kılıçdaroğlu'na 3 keçi versen kaybeder.' Milas'ta konuşma yaptığım sırada bir vatandaş yanıma gelerek 'Ben keçilerden iyi anlarım. Cumhurbaşkanı'mız doğru söyledi ama bir şeyi düzeltmemiz lazım. Keçiler kendini kaybetmez bu kendini kaybeder.' Sistem darbe, ayrılık, fitne üreten, kardeşi kardeşe düşüren sistemdir. Türkiye'yi halkın, millet idaresinin yönetmesine izin vermeyen sistemdir. Bir gün Danıştayı, bir gün Yargıtayı, bir gün Anayasa Mahkemesini, milletin seçtiğine hakaret eden medya patronlarını, IMF'yi, uluslararası kuruluşları patronumuz yaptılar. 16 Nisan'da patronun millet olduğunun kararını vereceğiz."

- "BU MİLLETİN BİRLİĞİ ÜZERİNDE KİMSEYE OYUN OYNATTIRMAYIZ"

7 Haziran seçimlerinden sonra ülkede tek başına hükümetin olmayacağını düşünenlerin ellerini ovuşturmaya başladığını, "Avrasya Tüneli'ni, üçüncü havalimanını, üçüncü köprüyü, şehir hastanelerini yapın, biz almasını biliriz" dediklerini aktaran Soylu, terör örgütü PKK'nın da çocukların okullarına giderek "anne babalarınız oy vermezse gereğini yaparız" diyerek herkesi tehdit ettiğini söyledi.

Soylu, bir milletvekilinin "Türkiye Cumhuriyeti'ni tükürüğümüzde boğacağız" söylemini hatırlattığı sırada tepki gösteren vatandaşlara, "Siz bir şey demeyin. Gereğini biz yerine getirdik." dedi.

Terör örgütünün yıllarca bölgeye yatırımın gelmesini, gençlerin iş sahibi olmasını, bölgedeki kardeşleriyle bir arada olmasını engellemek için elinden geleni yaptığını bildiren Soylu, şu ifadeleri kullandı:

"Geçen günlerde Tunceli'de esnafın hepsini ziyaret ettik. Herkes iş istedi. Gelecek istedi. Terör geldiği için yatırımcı gelmiyor. Bu milletin birliği üzerinde kimseye oyun oynattırmayız. 7 Haziran'dan önce 'Siyaset yapmak istiyoruz. Silahı elimize almayacağız' dediler, istismar ettiler, kandırdılar ama sonrasında da 'biz özerklik ilan edeceğiz' dediler. Bin yıldır biriz, kardeşiz, beraberiz, özgürlüğün, kardeşliğin milletiyiz. Bin yıldır buralardayız. Bizim medeniyetimizin bize söyledikleri var. Biz kökü belli olmayan millet değiliz. Milletimizin ana, baba, ata sevgisi bellidir. Hani Nusaybin'de, Kızıltepe'de, Muş Varto'da, Cizre'de özerklik ilan edecektin. Geçenlerde oradaydım. Hadi gücün yetiyorsa, biraz kalbinde cesaret varsa bir yerde 'özerklik ilan edeceğim' söyle de alalım boyunun ölçüsünü. Cumhurbaşkanı'mızın, Başbakan'ımızın talimatları nettir. Burada Erciş'te sizlerin huzurunda söylüyorum, PKK'yı bu topraklardan silip atacağız, endişeniz olmasın. Ne kadar tahammül edemezseniz edemeyin biz kardeşiz ve bu topraklarda ebediyen birlikte yaşayacağız. Gabar'da, Bestler Dereler'de biz varız, ülkenin huzurunu bozanlara izin vermiyoruz."

- "BU SİSTEM MİLLETİ MERKEZE ALMIYOR"

Başbakan Binali Yıldırım'ın Diyarbakır'da Cazibe Merkezleri Programı'nı açıkladığını, bu program sayesinde yapılacak yatırımlarla Van'da 15 bin 242 kişiye iş imkanı sağlanacağını ve yaklaşık 2 milyar liralık yatırımın kente yapılacağını anımsatan Soylu, terörü tasfiye ettikçe iş ve aş imkanlarının artacağını anlattı.

Van'ın yanı sıra Batman'da 29 bin, Hakkari'de 7 bin, Iğdır'da 4 bin, Mardin'de 28 bin kişinin iş bulacağını belirten Soylu, şöyle devam etti:

"Terörü defedeceğiz. Bizle oynamalarına izin vermeyelim. Diyorlar ki yeni sistem gelecek. Parlamento zayıf olacak. 28 milletvekilini bir gecede başka partiye aldılar. O meclis mi güçlüydü. Meclise gitsem Tendürek'e çıkıp orada yaptıklarımızı yapamayız. Feraşin'e inerek, Şırnak'ta vatandaşlarla bir araya gelip onları dinlemeye fırsat bulamam. O nedenle 3-4'e kadar bakanlıkta çalışıyoruz. Meclis'e git oradaki işleri yap ülkeyi PKK yönetsin. Milletvekili yasa yapacak, hükümetle millet arasında köprü görevi yapacak. Artık o günler geçti. Güçlü meclis güçlü hükümet, tarafsız ve bağımsız yargı olacak. Dünyaya boyun eğmedik. Had bildirmek isteyenlere 'Türkiye eski Türkiye değil' dedik. Milletin iktidarı, hükümeti, meclisi, yargısı olacak. 10 yılda bir darbelerle bizi geriye götürdüler bu sistemle. Bu sistem arıza çıkaran, milleti merkeze almayan sistem."

"Biz eline pusula verilen hakim savcı değil, milletin hakim savcısının yargısının sistemini getiriyoruz." diyen Soylu, Avrupa'daki ülkelerde yargıyı hükümetin belirlediğini, yargının bir zümrenin elinde olmasının o ülkede adaleti, hakkaniyeti ve kardeşliği bitireceğini vurguladı.

Soylu, Türkiye'nin büyümesinin, enerjisinin sisteme yansımasının istenmediğini anlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Terörü devreye soktular olmadı, darbe yaptılar olmadı, IMF olmadı. Şimdi kim giriyor devreye? Almanya, Hollanda. Kim girerse girsin millet hepinizi sandığa gömecek. Bu ülke en önemli zaman diliminde ve en önemli kararını verecek. Ordaoğu'da ülkeler şu anda hepsi kaos içinde. Avrupa rotayı şaşırmış ırkçılığın faşizmin peşine düştüler. Ortak anayasa yapamadılar. Almanya hepsini tekeline almak istiyor. 300 yıldır gerileme dönemi yaşıyorduk. Erdoğan ile sıçrama yaşadık. Bu bir fırsattır. Ne ortaya koyarlarsa koysunlar biz kendi otomobilimizi, kendi aracımızı, kendi uçağımızı yapacağız dünyanın en büyük 10 devletinden biri olacağız. Namluyu görüp de kıvıran liderleri biliyorum. Ben milletimin yanında olurum diyen, milleti için canını hiçe sayan Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan ile biz bu meseleleri aşabiliriz. Bu bizim için fırsattır. 2023, 2053, 2071 hedeflerine ulaşılması için fırsattır. Artık bizi terbiye edemeyecekler."

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Kandildekilere sesleniyorum, siz Türkiye'nin anayasasıyla kafanızı yoracağınıza canınızı nasıl kurtaracaksınız ona bakın. Orada it gibi ulumayı bırakın, milletin başına yıllardır beri sardığınız alçak ayrılık tohumlarının bedelini nasıl ödeyeceksiniz. Sıçan gibi nereye kaçacaksınız, canınızı nasıl kurtaracaksınız ona bakın." dedi.

Erciş ilçesindeki programın ardından Van'a gelen Soylu, Edremit ilçesindeki bir otelde kentte görev yapan muhtarlarla bir araya geldi.

Bakan Soylu, burada yaptığı konuşmada, muhtarların, vatandaşların derdiyle dertlenen, sıkıntılarının giderilmesinde önemli görev üstlendiğini belirtti.

- "BİZ BÜYÜK BİR MEDENİYETİZ"

Terörle kararlı bir şekilde mücadele ettiklerini ve bundan asla geri dönüş yapmayacaklarını anlatan Soylu, şunları söyledi:

"Kandildekilere sesleniyorum, siz Türkiye'nin anayasasıyla kafanızı yoracağınıza canınızı nasıl kurtaracaksınız ona bakın. Orada it gibi ulumayı bırakın, milletin başına yıllardır beri sardığınız alçak ayrılık tohumlarının bedelini nasıl ödeyeceksiniz. Sıçan gibi nereye kaçacaksınız, canınızı nasıl kurtaracaksınız ona bakın. Yıllardan beri bu ülkenin üzerinde, ensesinde boza pişirmeye çalıştılar. En güzel günlerimiz Gezi olaylarından önceydi. IMF'ye borç bitirildi. Faizler yüzde 4'e indi. Cumhurbaşkanımız 'IMF'ye borç bitti, isterlerse onlara 5 milyar dolar borç verebiliriz' dedi. Bizi birbirimize düşürmeye çalıştılar. Kepenklerin kapatıldığı, kargaşanın olduğu, birtakım bez parçalarıyla birlikte milletin ne zaman bitecek sorularının kafalarını karıncalandırdığı bir tablo olmasını istediler. Barış dediler milleti kandırdılar. Maskeleri düştükten sonra millet bunları gördü. Biz büyük bir medeniyetiz. Bizim medeniyetimiz her yerde büyük bir medeniyettir. Milletimiz de öyledir. Biz batı ülkelerine benzemeyiz. Ocağımıza biri geldiğinde kelle, para, menfaat hesabı yapmayız."

6-7 Ekim olaylarında vandalizm ve vahşeti ortaya koyarak, milletin birbirine selam vermesinin bile engellenmek istendiğini belirten Soylu, "Efendi biziz dediler. İstersek sizi darmadağın yapacak paketleri devreye sokarız." diyenlere milletin en güzel cevabı sandıklarda oylarıyla verdiğini aktardı.

Soylu, Türk milletinin hiçbir zaman şiddete, silaha sarılmadığını, her zaman demokrasiden yana olduğunu, bu memleketin ayakları üzerinde durmasının istenmediğini vurgulayarak, "Burada huzur olursa Ortadoğu'da huzur olacaktır. Biz birleştiriciyiz. Böyle olmasak bugün buralarda olmazdık." dedi.

- "BELEDİYELERDEN DAĞA PARA GÖNDERDİLER"

7 Haziran seçimlerine Van'da musluklarda akıtılan kanlarla, okullara gönderilen adamlarla ailelerin çocuklar üzerinden tehdit edildiği olaylarla, evlere gönderilen pusulalarla gittiklerini anımsatan Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu ülkenin İçişleri Bakanıyım. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın talimatları nettir. Bende bir babayım. Bu ülkede 13 yaşındaki kız çocuklarını annelerinin kucağından alarak zorla dağa götürenlerden hesap sormazsam alçağım ve namerdim. O çocuğun yeri anne ve babasının yanıdır, okuldur. Ülkeye huzuru, birliği, beraberliği getirebiliriz. Milletten nasıl oy aldıklarını iyi biliyoruz. 'Bir daha silaha el uzatmayacağız' dediler. 'Hizmet getireceğiz bunu şunu yapacağız' dediler. Bir belediye başkanı düşünün ki mart 2014'ten itibaren 550 gün yerine uğramamış. Buna hesap sormazsak nasıl hükümetiz. Nasıl milletin hukukunu koruyacağız. Kim yönetmiş, Kandil'den görev verilen adam yönetmiş. Millet Kandil'deki adamı mı yoksa oraya ismi yazılanı mı seçti. Soyup soğana çevirdiler, belediyelerden dağa para gönderdiler. Çalışanların alnının terini kestiler. Arabalarıyla silah, mühimmat taşıdılar. Ne yapmalıydık. Devam edin mi demeliydik. Bu ülkede bir tek milletin ve milli iradenin borusu öter. Biz onun gereğini yerine getirmeye çalışıyoruz."

Görevlendirme yapılan belediyelerin 5 ayda önemli hizmetleri hayata geçirdiğini, yolları, okulların çevresini mezarlıkları güzelleştirdiğini, tarumar ettikleri Cizre'nin yeniden inşa edildiğini kaydeden Soylu, başka medeniyetler gibi tarumar etmediklerini, kentleri, kalpleri ve gönülleri imar ve inşa etmeye çalıştıklarını bildirdi.

"Devletin terörle mücadele ettiği en güçlü dönemlerden birini yaşıyoruz. Bu terör örgütünü yerin yedi kat dibine sokacağız kimsenin şüphesi olmasın."  diyen Soylu, askerin, jandarmanın, korucuların, polislerin bu konuda çok kararlı olduğunu, milletimizin başına musallat olan bu beladan ülkeyi kurtaracaklarını ifade etti.

Soylu, İsrail'den heron aldıklarını, terörün en azılı zamanında bozulduğunu ve bir daha gönderilmediğini anımsatarak, konuşmasına şöyle devam etti:

"Milletimizin evlatları 6 tane insansız hava uçağımızı ikisi silahlı, terör örgütünün ödü kopuyor onlardan bakanlığımızın envanterine koyduk. Bölgede herkesin yarınlara bakışı değişti. Biz hükümet olarak sadece bina, hastane, üniversite yapmadık, insanların gönüllerini birleştirdik. Özerklik ilan edecektin, et bakalım. Nusaybin, Cizre orada duruyor. Bir tarafta terör örgütü, bir tarafta da milleti, yaptığı işi bilmeyen bir ana muhalefet partisi var. Bunlar ülkeyi kaosa, uçuruma götürürler. Neden gelmiyorlar bölgeye. Kürt kardeşlerimin derdini dinlemekle ilgili bir sorunun yok mu senin? Yok. Çünkü senin eline pusulayı vermişler. 'Ona göre hareket et' diyorlar. Köprüye karşı çıktılar. Bunlar ikinci köprüye de karşı çıktılar. Özal, 'İstanbul'a bir köprü daha lazım' dedi. 'Kaynağı nereden bulacaksın' diye soranlara 'birinci köprüyü satacağım onun parasıyla ikinci köprüyü yapacağım' dedi. Dediği gibi yaptı köprüyü satarak ikinci köprüyü yaptı. Şimdi birinci köprü de ikinci köprü de devletin. Kıyameti kopardılar. Köprüyü yapamazsınız dediler Gezi olayları sırasında. Çünkü bu Asya ile Avrupa'yı demiryoluyla birbirine bağlayan bir köprüdür. Bunu istemediler."

AK Parti olarak oy oranlarını yüzde 34'ten 51'e çıkardıklarını bunu hizmet yaparak, gerçekleştirdiklerini anlatan Bakan Soylu, ana muhalefetin olduğu yerde kaldığını, 2019'da bu sistemle beraber Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşısında kaybettiklerinde arkalarına teneke takılarak, gönderileceklerini vurguladı.

Soylu, 15 Temmuz'un başarılı olması durumunda ülkenin üzerine çökeceklerini, 15 yıldır emekleyerek aldıkları mesafeyi iki yılda bitireceklerini bildirerek, şu ifadeleri kullandı:

"Biz, büyük bir ülke olmaya talibiz. Güçlü meclis olacak. Kanun çıkaracak. Darbe olmayacağı için, koalisyon olur mu olmaz mı denmeyeceği için yoluna 5 yıl devam edecek. Geleceğe ait bu gri havadan ülkeyi çıkararak güneşli günlere doğru gitmesini sağlayacak bu değişikliği hayata geçirmemiz gerekiyor. Gençler milletvekili olmasın diyorlar. Çanakkale'de, Kurtuluş Savaşı'nda, 15 Temmuz'da şehit olsun ama Meclis'te olmasın diyorlar. Bu ülkede yıllarca başörtülüler temsil edilmedi kaybeden millet oldu. Orası milletin Meclisi'dir. Orada herkes kendini görmelidir. Gençlerin Mecliste olması, 18 madde içinde Türkiye için en avantajlı maddelerden biridir.  AB son demlerini yaşıyor. Biz de 300 yıldır ilk kez yükselme dönemindeyiz. 3 bin dolardan 11 bin dolara çıkan bir ülkeyiz. Bu sistem 21. asrın başında bizde olsa 25 bin dolara yükselmiştik. Eğer biz bunu gerçekleştirmek istiyorsak, bunu Recep Tayyip Erdoğan'la yapabiliriz. Başka kimseyle yapamayız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bu sistemi oturtur nasıl yürüyeceğini millete gösterir, sonra sistem devam eder. Atacağınız her oy terörün tasfiyesi demektir. Birliğin ve beraberliğin göstergesidir."

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Kürt kardeşlerimle bu coğrafyada bizi bin yıldır birbirimizden ayıramadılar. Biz bir milletiz. Onların yaptığı fitnedir, fesattır, korkutmayla sindirmeyle bu milletin geleceğini, umudunu elinden almaktır. İşini aşını elinden almaktır. Buna müsaade etmeyeceğiz." dedi.

Soylu, Van'ın Özalp ilçesinde AK Parti Seçim Bürosu açılışında yaptığı konuşmada, çok önemli bir zaman dilimini hep beraber atlattıklarını ve bir karar vereceklerini söyledi.

"ARKAMIZA DÖNÜP BAKMAKTAN YORULDUK ARTIK." DİYEN SOYLU, ŞÖYLE KONUŞTU:

"Yani bir gün acaba bu ülkede yine 15 Temmuz olur mu diye arkamıza dönüp bakmaktan yorulduk. Bir 1960 darbesi bu ülkenin başına gelir mi, ekonomik kriz gelir mi diye arkamıza bakmaktan yorulduk. Acaba yeniden bu ülkede 1971 muhtırası 1980 darbesi olur da bir annenin iki evladı birbirine sağcı ve solcu diye pusu kurar mı diye arkamıza dönüp bakmaktan yorulduk. Sevdiğimiz siyasi liderlere veya toplumumuzun, milletimizin 'evet bu adam bizi yönetsin'  dediği liderlere, basının veya birtakım güçlerin hakaret etmesinden, onları itibarsızlaştırmasından yorulduk. Rahmetli Özal'ın, Demirel'in, Erbakan'ın hepsinin itibarsızlaştırılmasından yorulduk artık. Ya bize uyarsınız ya sizi perişan ederiz tehditlerinden yorulduk artık. Ülkemizin, insanlarımızın terörizm, anarşizm üzerinden milletimizin enflasyon, hayat pahalılığı üzerinden, kıyafetleri üzerinden sürekli ama sürekli terbiye edilmesinden yorulduk artık. Ülkemizin en iyi olduğu zaman dilimlerinin birinde Gezi Olayları ile milletimizin birbirine düşürülmesinden yorulduk artık. 17-25 Aralık darbelerinin tekrar bu milletin başına gelme tehdidinden yorulduk artık. Hep beraber yorulduk. Biz artık arkamıza dönüp bakmak istemiyoruz. Hainlerin o Amerika'da Pensilvanya'da bulunan FETÖ mensubunun, bu ülkede F 16'larla helikopterlerle tanklarla ülkemizin insanına efendilerinin talimatını ulaştırıp, bize uşaklığını anlatmaya çalışan hallerinden yorulduk ve bıktık artık."

Yarınlara bakmak istediklerini kaydeden Soylu, "13-14 yaşındaki kızlarımızın dağlara götürülüp terörist yapılmasını artık istemiyoruz. Onların öğrenci olmasını, onların doktor, mühendis olmasını, onların annesinin yanında yaşamasını istiyoruz." dedi.

- "16 NİSAN'DA GÜÇLÜ, KUVVETLİ VE KUDRETLİ BİR DURUŞ SERGİLEYELİM"

Kardeşliğimize ait adımların kimse tarafından engellenemeyeceğini kaydeden Soylu, şunları dile getirdi:

"Biz bu ülkede sabahtan akşama kadar 'evet darbe bizim patronumuz' denmesini istemiyoruz. Bir gün Anayasa Mahkemesinin, bir gün Yargıtay, bir gün Danıştayın 'patron bizim' demesini istemiyoruz. IMF'den gelen orta dereceli bir memurun 'Bize borcunuz var, patronunuz biziz' demesini istemiyoruz. 16 Nisan'da öyle bir karar verelim ki artık patronun millet olduğunu dünyaya duyuralım. Milletimiz için ülkemiz için önemli bir adım atacağız. Bir taraftan PKK üzerinden bu ülkede kardeşi kardeşe düşürdüler. Bugün Doğu'nun, Güneydoğu'nun neresine giderseniz gençler için iş, yarına ait umudumuzu arıyoruz, huzur ve gelecek arıyoruz. Terörü bu bölgeye musallat edip, ülkemizi bölmek isteyenlere, kalkınmasını istemeyenlere karşı, 16 Nisan'da güçlü, kuvvetli ve kudretli bir duruş sergileyelim. Tunceli'deydim, Siirt'teydim, Eruh'taydım. Biz kardeşliğimize ait adımların kimse tarafından engellenemeyeceğini vurguluyoruz. Yaptığımız budur. Kürt kardeşlerimle bu coğrafyada bizi bin yıldır birbirimizden ayıramadılar. Biz bir milletiz. Onların yaptığı fitnedir, fesattır, korkutmayla sindirmeyle bu milletin geleceğini, umudunu elinden almaktır. İşini aşını elinden almaktır. Buna müsaade etmeyeceğiz."

"7 Haziran'da afralarından tafralarından geçilmiyordu. Tehditlerle yüzde 10'u aldılar, milleti kandırdılar, ondan sonra 'silaha el atmayacağız' dediler. Dediler ki 'bundan sonra şiddet yok.' 7 Haziran'da yüzde 10'u aşınca o çirkin maskeli yüzleri ortaya çıktı." diyen Soylu, "Şu masum milletimizi kandırdılar. Dediler ki 'evet hiç merak etmeyin biz özerklik ilan edeceğiz.' Nerede ilan edecekler Cizre'de, Nusaybin'de Muş Varto'da. Hadi bakalım. Biraz yüreğin yetiyorsa bugün özerklik ilan et de görelim boyunun posunun ölçüsünü." ifadesini kullandı.

- "AYRIMLARIN TÜMÜNE SON VERECEĞİMİZ BİR TARİHTİR 16 NİSAN"

Soylu, geleceğe adım atmanın, birlik ve beraberliğin tam zamanı olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Bu ülkede sadece yol, hastane, baraj, 81 ilde üniversite yapılmadı. Bu ülkede önemli bir şey yapıldı. Ülkenin vatandaşını tehdit olarak gören bir anlayış vardı. Bu 61 ve 82 anayasalarının ürünüdür. Bu anayasalar vatandaşı Alevi Sünni, Türk Kürt olarak ayırıyordu. Şu konuşamaz, şu başını örtemez. Söylenenler tamamen bunlardı. Bu anlayış milletimizi zayıflatmaya yönelik bir anlayıştı. Şimdi bundan kurtulmanın tam zamanıdır. Bugün geleceğe adım atmamızın, birliğimizin, beraberliğimizin tam zamanıdır. Bunu fırsat bilen terör örgütleri FETÖ, DEAŞ, PKK, DHKP-C, bütün terör örgütleri bunun üzerinden ülkemizi zayıflatmaya, insanımızı işsiz bırakmaya, geleceğini ümitsiz bırakmaya çalıştılar. Ama AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan 14 yıldan beri sessiz bir devrim gerçekleştirdi. Bugün Alevi 'ben Aleviyim' diyebiliyor. İstediği gibi yaşıyor. Kürt 'ben Kürt'üm' deyip kendi dilini, yaşantısını, geleneğini, göreneğini ortaya koyabiliyor. Bugün dindar başörtünü takıyor. Meclisimizde başörtülüsü ve başı açığı da var. Ayrımların tümüne son vereceğimiz bir tarihtir 16 Nisan."

Terörle sonuna kadar mücadele edeceklerini sözlerine ekleyen Soylu, "28 Şubat'tan bir gün önce 28 Şubat'ın olacağını düşünmüyorduk. İnsanlarımızın her birine deli gömleği giydireceklerini düşünmüyorduk. 15 Temmuz'dan bir saat önce 15 Temmuz'un olabileceğini hiçbirimiz düşünmüyorduk. Bu anayasalar, içinde bulunduğumuz bu sistem, milletimizi birbirine düşürmek, kaos oluşturmak, darbe oluşturmak ve bizi yoksulluğa mahkum etmek için kurumlanmıştır. Efendilerin kurguladığı sistemdir. Biz efendinin millet olacağı bir millet sistemini getiriyoruz. Parlamento, meclis güçlü olacak. Kılıçdaroğlu hiç buralara geliyor mu? O gelsin anlatsın.  Çünkü o 61 ve 80 anayasalarını yazanlar ne diyorlar biliyor musunuz. 'Senin Kürt kardeşlerine ihtiyacın yok. Sen efendilerine tabi ol' diyorlar. Bizim var kardeşim. Biz kardeşiz size ihtiyacımız var. Emrinize de amadeyiz. Terörle de sonuna kadar mücadele edeceğiz." şeklinde konuştu.

Son Güncelleme: 22.03.2017 18:37
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Al aslan 2017-03-23 11:56:02

DW
Teşekkür ederim. Özellikle sıcak ortamları çok seviyorum

banner214