HDP Van Milletvekiline ikinci kez müebbet hapis istemi

Savcılığın davetine rağmen ifade vermeye gitmeyen ve yurt dışına çıktığı tespit edilerek hakkında yakalama kararı çıkarılan HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer Öztürk'ün, "devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak" ve "terör örgütü propagandası yapmak" gibi suçlardan ağırlaştırılmış müebbet ve 22,5 yıla kadar hapsi istendi.

HDP Van Milletvekiline ikinci kez müebbet hapis istemi

Savcılığın davetine rağmen ifade vermeye gitmeyen ve yurt dışına çıktığı tespit edilerek hakkında yakalama kararı çıkarılan HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer Öztürk'ün, "devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak" ve "terör örgütü propagandası yapmak" gibi suçlardan ağırlaştırılmış müebbet ve 22,5 yıla kadar hapsi istendi.

Habervan Editör
Habervan Editör
03 Ocak 2017 Salı 11:27
HDP Van Milletvekiline ikinci kez müebbet hapis istemi

AA'nın haberine göre; Anayasa'da yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin değişiklik yapılmasını öngören kanunun Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle, milletvekilleri hakkındaki dosyaların gönderildiği adliyelerde davaların açılmasına devam ediliyor.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, dokunulmazlığı kaldırılan HDP Milletvekili Öztürk hakkında, 12 Ekim 2015'te Erciş'te yapılan sözde "öz yönetim" ilanına ilişkin açıklamaya, 6 Kasım 2015'te, güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada öldürülen Azad Günay ile 22 Ocak'ta Cizre'de öldürülen 3 teröristin cenazesine katılması ve yaptığı açıklamalarla ilgili başlattığı soruşturmaları tamamladı.

Hazırlanan ikinci iddianame de Van 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede Öztürk'ün, "terör örgütü propagandası yapmak", "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 22,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

ÖRGÜTÜN PARA TRANSFERİ

Terör örgütü PKK'nın, kurulduğu günden bu yana terörizmi yöntem olarak benimseyerek bombalı saldırı, patlayıcı madde yerleştirme, intihar saldırısı, yol kesme, kundaklama, tehdit, kaçırma, rehin alma, zorla para toplama, kalkışma, siber saldırı gibi eylemlere başvurduğunu belirtilen iddianamede, örgütün çeşitli yöntemlerle topladığı para, örgüt yandaşlarınca işletilen iş yerlerinden elde edilen gelir, kaçakçılıktan haraç alma yoluyla temin edilen kaynaklarla varlığını sürdürmeye çalıştığı vurgulandı.

Paraların genellikle kuryeler aracılığıyla zaman zaman da teröristlere ait hesaplarla örgüte aktarıldığının kaydedildiği iddianamede, yüksek miktarlardaki para transferlerinin de Avrupa'daki örgütlenmelerin başındaki kişiler yoluyla gerçekleştirildiği aktarıldı.

SÖZDE "ÖZ YÖNETİM" STRATEJİSİ

PKK'nın 31 Mayıs 2010'dan itibaren sözde "demokratik özerklik" stratejisini benimsediğinin bildirildiği iddianamede, sözde "öz yönetim" ile ilgili şu ifadeler kullanıldı:

"PKK terör örgütünce anayasa olarak kabul edilen KCK sözleşmesinin yayınlanmasından sonra terör örgütü üst düzey yöneticilerinin talimatları doğrultusunda sistematik şekilde sözde 'öz yönetim' ilanına ilişkin girişimlerde bulunulmuştur. 2015 yılı ağustos ayından itibaren de sözde 'öz yönetim' ilan etmek suretiyle terör örgütünün Türkiye, Irak, Suriye ve İran topraklarında birleşik bağımsız bir devlet kurma hedefine yönelik girişimler gerçekleştirilmiştir."
İddianamede, "demokratik özerklik"in sürekli gündemde tutulmasını sağlamak amacıyla terör örgütüyle iltisaklı basın yayın organlarından yayınların gerçekleştirildiğine işaret edilerek, çeşitli tarihlerde sözde "öz yönetim" ilan edilen il ve ilçelerde yapılan açıklamaların içeriğine yer verildi.

"DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLEMEZ"  

HDP Milletvekili Öztürk'ün 12 Ekim 2015'te Van'ın Erciş ilçesinde terör örgütü PKK'nın çağrısı doğrultusunda yapılan "öz yönetim" ilanına ilişkin basın açıklamasına katıldığı anımsatılan iddianamede, şunlar kaydedildi:

"Eylemi gerçekleştiren kişilerin milletvekili, belediye başkanı, belediye meclis üyesi, siyasi parti yöneticileri olduğu nazara alındığında, sözde 'öz yönetim' konulu açıklamanın halk üzerinde etki ve yönlendirme gücünün bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Bu açıklama, düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez ve açıklamanın içeriğinde yer alan hususlar Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na aykırılık teşkil ettiğinden Türk Ceza Kanunu'nun 302. maddesinde yer alan 'Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak' suçunu oluşturmaktadır."

MİLLETVEKİLİ OLARAK AÇIKLAMAYI ENGELLEYEBİLİRDİ

Açıklamayla ilgili ifadeleri alınan bazı zanlıların "öz yönetim ilan edileceğinden herkesin haberi vardı. Kimse için sürpriz değildi" şeklinde beyanda bulunduklarına dikkati çekilen iddianamede, "Milletvekili şüpheli Tuğba Hezer Öztürk'ün temsil ettiği güç ve makam itibari ile yapılan öz yönetim açıklamasına müdahale etme imkan ve kabiliyeti bulunmasına rağmen müdahale etmek yerine eylemin her aşamasında grupla hareket edip konuşma yapmış, ölen PKK'lılar anısına saygı duruşunda bulunarak suça asli olarak iştirak ettiği anlaşılmıştır." ifadesi kullanıldı.

Öztürk'ün güvenlik güçlerince etkisiz hale getirilen teröristlerin cenazelerine katılarak terör örgütünü simgeleyen afişlerin önünde durduğunun anlatıldığı iddianamede, zanlının terör örgütü PKK'nın şiddet içeren eylemlerini meşru gösterecek, övücü nitelikte beyanlarda bulunarak örgütün propagandasını yaptığı vurgulandı.

İddianamede, savunmasının alınması amacıyla usule uygun yapılan çağrı kağıdı tebliğine rağmen Van Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat etmediği gerekçesiyle hakkında gözaltına kararı verilen Öztürk'ün, yurt dışında olduğunun tespit edilmesi üzerine hakkında yakalama kararı çıkarıldığı hatırlatıldı.

İKİNCİ KEZ MÜEBBET İSTEMİ

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, dokunulmazlığı kaldırılan HDP Van Milletvekili Öztürk hakkında 1 Eylül 2015'te Tunceli'de etkisiz hale getirilen terörist Sıdıka Yıldız'ın cenazesine katılarak tabutunu taşıması, 28 Kasım 2015'te Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin öldürülmesinin ardından gerçekleştirilen eylem ve terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilmesine tepki amaçlı 15 Şubat'ta düzenlenen gösteride sarf ettiği sözler, 21 Şubat'ta Ankara'da 29 kişinin şehit olduğu bombalı saldırıyı gerçekleştiren PKK'lı terörist Abdulbaki Sömer'in taziyesine katılmasıyla ilgili ayrı bir soruşturma başlatmıştı.

Bu soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Öztürk'ün "terör örgütü propagandası yapmak", "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak", "kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenlemek, yönetmek ve bunların hareketlerine katılma", "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 18 yıldan 48 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

Hakkında yakalama kararı bulunan HDP'li Milletvekili Öztürk, bir süre önce terör örgütü PKK yandaşlarınca Belçika'nın başkenti Brüksel'de düzenlenen gösterilerde görüntülenmişti.

 
Son Güncelleme: 03.01.2017 11:36
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.