DAKA, proje desteklerini sürdürüyor...

Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) Genel Sekreteri Halil İbrahim Güray, kalkınma ajansı olarak 2015 yılından beri özel sektöre destek vermediklerini belirterek, 2021 yılında özel sektör ağırlıklı çalışacaklarını söyledi.

DAKA, proje desteklerini sürdürüyor...

Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) Genel Sekreteri Halil İbrahim Güray, kalkınma ajansı olarak 2015 yılından beri özel sektöre destek vermediklerini belirterek, 2021 yılında özel sektör ağırlıklı çalışacaklarını söyledi.

Adnan Çelik
Adnan Çelik
03 Şubat 2021 Çarşamba 11:23
DAKA, proje desteklerini sürdürüyor...

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Koordinasyonunda faaliyet gösteren Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) Van, Bitlis, Muş ve Hakkari illerinde küçük, orta ve büyük ölçekli firmalara sunduğu desteğin yanı sıra kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik sunduğu destek programlarıyla da dikkat çekiyor. Bu kapsamda Van’da da sözleşmeleri daha önce imzalanan birçok projenin hayata geçirilmesi için çalışmalarına devam eden DAKA, 2021 yılında da yeni projelerle kent ekonomisine ve istihdamına katkı sunmaya hazırlanıyor.

Geçmişte DAKA’nın hayata geçirdiği önemli projeleri hatırlatan Genel Sekreter Halil İbrahim Güray, özellikle Tekstil Kent’in  bir başarı örneği olduğuna vurgu yaptı. 2021 yılı itibari ile Van özelinde birçok alanda hizmet odaklı çalışmaların yapılacağını aktaran Güray, Van’ın sahip olduğu genç nüfus potansiyeline de dikkat çekerek: “Van’da emek yoğun sektöre yönelmemizin sebebi bizim genç nüfus potansiyelimiz var, bunu gözardı etmemek lazım. Türkiye’de en avantajlı bölgeyiz, il bazında da en avantajlı 2’inci iliz. Türkiye’de ortalama yaş oranı 32-33’lerde seyrederken Van’da bu rakam 21-22 bandında seyrediyor. Yaklaşık bizim 350 bin üzerinde 15-29 yaş aralığında genç  nüfusumuz var ve bu insanların gerek sosyal hayata gerek ekonomik hayata kazandırılması gerekiyor. Bizim DAKA olarak 4 ana çalışma konumuzdan 2 tanesi doğrudan gençleri ilgilendiriyor. Bir tanesi beşeri sermayenin geliştirilmesi ve girişimcilik, bir tanesi de sanayi, yani emek yoğun sektörlerinin güçlendirilmesi. Amaç burada bu gençlerimizi iş sahibi yapmak, meslek sahibi yapmak” ifadelerini kullandı. 

Tarım alanında da çalışmaların aralıksız devam edeceğini belirten Güray: “Van Gölü havzası geçmişte özellikle meyvecilik anlamında çok zengin bir potansiyele sahipti ama ne yazıkki yavaş yavaş unutulmaya yüz tutuyor. Şimdi biz tekrar meyveciliğin canlandırılması için havzada 2 tane pilot ilçe seçtik. Biri Ahlat diğeriTuşba. Doğu Anadolu Projesi (DAP) idaremizle birlikte burada biz her iki ilçemiz için 2’şer milyon hibe veriyoruz, 2’şer milyon da vatandaşlar bırakacaklar, 4 milyonluk 2 tane toplamda 8 milyonluk Güdümlü Proje uygulayacağız”dedi.

“İSTİHDAM ODAKLI PROJELERE FİNANSMAN DESTEĞİ”

DAKA’nın destek programlarına yönelik özel açıklamalarda bulunan ve istihdam odaklı projelere finansman desteği sunacaklarını söyleyen Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) Genel Sekreteri Halil İbrahim Güray, özellikle pandemi sürecinde uygulanan kısıtlamardan dolayı en çok etkilenen hizmet sektörlerinden biri olan turizm sektörüne de değinerek; "Bu kapsamda sektöre yönelik finansman desteği modeli uygulamayı düşünüyoruz. 2015 yılından beri özel sektör desteğimiz yoktu, 2021 yılında tekrardan özel sektöre destek vereceğiz, hatta 2021 yılı özel sektör ağırlıklı bir yıl olacak. İlk etapta istihdamın yoğun olduğu tekstil ve çağrı merkezleri gibi yani kısa sürede doğrudan fazla sayıda istihdam yaratan sektörlere destek vereceğiz. Onların gerek kapasite artırımı için gerek sıfırdan kurulumu için özellikle istihdam odaklı projelere finansman desteği vereceğiz, daha önce hiç uygulamadığımız bir modeli uygulayacağız. Nedir finansman desteği? Hibeden farkı nedir? Finansman desteğinde vatandaşlar, firmalar bize proje sunacaklar, projeleri destek almaya hak kazanan firmalarımız bizim anlaşmalı olduğumuz bankadan kredi kullanabilecek, 6 ay ödemesiz toplam 36 ay vadeli faizsiz kredi kullanabilecek. Yani vatandaş 6 ay ödeme yapmayacak, 6 ay sonra çektiği paranın ana parasını 3’er ay eşit taksitler halinde her ay bankaya geri ödeyecek, onun faiz giderini biz karşılayacağız. O iş için ilk etapta 10 milyon lira kaynak ayırdık 4 ilimiz için. 10 milyon demek aslında yaklaşık 25-30 milyonluk bir kaynağı harekete geçirmek demektir. Bugünkü faiz kuru üzerinden konuşuyorum. Bizim amacımız burada mümkün olduğunca elimizdeki kaynakla fazla miktarda kaynağı harekete geçirmek, istihdam oluşturmak. Bakanlığa sunduk, onaylandı. Mart ayı gibi biz o programı ilan etmeyi düşünüyoruz, başvuruları alıp değerlendirme sürecini tamamlayıp Haziran-Temmuz gibi uygulamaya geçmeyi düşünüyoruz. İlk etapta ayırdığımız kaynak 10 milyon TL, yine turizm sektörü için bilindiği gibi pandemiden çok etkilendi, turizim sektörü için de yılın 2’inci yarısı ya da son çeyreğinde böyle bir finansman desteği modeli uygulamayı düşünüyoruz. Fakat onun için de pandemi dönemindeki koşullar konusunda önümüzü görmemiz lazım çünkü halihazırda zaten işletmeler kapalı, bir çoğu çok çok düşük kapasitelerle ayakta durmaya çalışıyor. Bu durumda da kimsenin kapasite artırımı için müracaat etmediği aşikâr. Fakat pandemi koşulları normale döndükten ve çarklar dönmeye başladıktan sonra kapasitesini artırmaya yönelik, turizm sektörüne yönelik böyle bir finansman desteği çalışmamız var” şeklinde konuştu.

  

“KÜÇÜK ÖLÇEKLİ ALTYAPI MALİ DESTEK PROGRAMIMIZ HAYATA GEÇİRİLECEK”

Van, Bitlis, Hakkari ve Muş illerini kapsayan TRB2 bölgesinde faaliyet gösteren DAKA, bölge illerine yönelik sanayi altyapısı çalışmalarına da  devam edecek. Bununla ilgili sanayi anlamında yeni gelişen bir bölge olduklarını söyleyen Güray, şöyle konuştu: “Yine bizim hiç hız kesmeden hemen hemen her yıl devam ettirdiğimiz bir çalışmamız var, biz sanayi anlamında yeni yeni gelişmeye başlayan bir bölgeyiz. 4 ilde sanayi alt yapısı anlamında çok eksiğimiz var. Sanayi altyapısını geliştirmesine yönelik yaklaşık 2012 yılından beri hemen hemen her yıl destek veriyoruz, mesela 2020 yılında pandemiden dolayı destek veremedik ama 2019 yılında devam eden programımız vardı. 2021 yılına 8 milyon lira kaynak ayırdık, yine 4 ilimizde sanayi altyapısının iyileştirmesine yönelik küçük ölçekli altyapı mali destek programımız hayata geçirilecek. Onun da planladığımız takvimi bu yılın ilk çeyreğinde yani Mart ayı bitmeden ilana çıkıp başvuruları alıp değerlendirip, biliyorsunuz bizim inşaat sezonu kısa, bu sezona yetiştirip organize sanayi bölgelerinin, küçük sanayi sitelerinin hatta hatta ilçelerdeki belediyelere bağlı üretim merkezlerinin altyapı ve üstyapı eksikliklerinin giderilmesi için firma destek programı uygulayacağız. Bunların yanı sırada Cazibe Merkezlerini Destekleme Programımız devam ediyor, şuan arkadaşlar çalışıyorlar, bir de SOGEP’ler için de 31 Ocak’a kadar son ön başvuruları aldık, onların içerisinde bir eleme yapıp 4 il için tekrar bakanlığa sunacağız, tabi onlar ekstra kaynaklar olacak.” 

“TEKSTİL KENT BİR BAŞARI ÖRNEĞİDİR”

2013 yılında Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı kapsamında hayata geçirilen Tekstil Kent projesinin bir başarı örneği olduğuna vurgu yapan Güray, tekstil sektörüne yönelik yoğun bir talep olduğunu belirterek, "Gelen taleplere cevap olabilmek adına Van Organize Sanayi Bölgemizin 5’inci etabı olarak adlandırılan kısımda 100 hektar yani bin dönümlük bir alan ayrıldı, biz de onu kendi içinde etaplara böldük, ilk etapta 42 hektarlık alanın altyapısını tamamladık. Tekstil Kent bir başarı örneğidir diyebiliriz. Çünkü sıfırdan bir kümelenme var edildi. Bilindiği gibi daha önce bu yönde bir yatırım yoktu, 2013 yılında Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı kapsamında hükümetimiz tarafından deprem sonrası Van’ın yeniden inşası sürecinde Van’a o proje uygulandı ve o dönemki Kalkınma Bakanlığımız finanse etti. Şimdi Sanayi Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürüyor bu program. İlk başlarda, tabi ister istemez oturuncaya kadar bazı problemler yaşandı ama şuan sorunsuz işliyor. Tekstil sektöründen ciddi talep var, biz de bunun üzerine yüzde 100 doluluğa ulaştıktan sonra hatta hatta teksil kentteki firmanın neredeyse 2 katı kadar da dışarıda bir kümelenme olunca 2’inci etap zarureti doğdu. 2’inci etap için de, biz ajans olarak farklı bir strateji izledik, dedik ki biz bu sefer üst yapıya girmeyeceğiz, altyapıyı yapacağız. Yani altyapısı hazır arazi üreteceğiz yatırımcılara, yatırımcılar kendi ihtiyaçlarına göre yani kimine 20 bin metrekare kapalı alan lazımken, kimine 5 bin metrekare lazım, kimine tek kat lazımken kimine 2 kat lazım. Tek tip bir projeden ziyade, dayatmadan ziyade, dedik ki hem daha kalıcı hem de mali gücü daha yüksek firmaları bölgeye çekmek adına böyle bir proje yapalım. 

Van Organize Sanayi Bölgemizin 5’inci etabı olarak adlandırılan kısımda 100 hektar yani bin dönümlük bir alan ayrıldı. Biz de onu kendi içinde etaplara böldük, ilk etapta 42 hektarlık alanın altyapısını tamamladık. Altyapıdan kastım elektrik, kanalizasyon, doğalgaz, içme suyu ve asfalt, bunların hepsini yaptık, şuan kazmayı vurmaya hazır halde. Şimdi ön tahsisleri almaya başladık, bir de sayın valimizin başkanlığında komisyon oluşturduk, Valiliğimiz, DAKA ve OSB, 3 kurumdan oluşan bir komisyon kurduk. Online başvuruları DAKA’nın web sitesi üzerinden alıyoruz, daha sonra onların teknik ve mali değerlendirmeden sonra bir de firmalara saha ziyaretleri yaptıktan sonra önerilerimizle komisyona getireceğiz, komisyon nihai kararını verecek ve tahsisleri yapacağız. Orada da seçici davranıyoruz, şuan çok ciddi bir talep var. İlkbahar itibari ile tekstil kentte hızla atılan temelleri, yükselen fabrika binalarını göreceğiz. Halihazırda batıda belirli bir kurumsal kimliğe sahip, kurumsal birikime sahip çok önemli yurt dışı bağlantıları olan, ihracat yapan firmaları biz tekstil kent 1’inci etap marifetiyle bölgemize çekmeyi başardık, halihazırda üretim yapıyorlar. Ama üretim yerleri yetmiyor, dolayısıyla yeni yerde kendi ihtiyaçlarına göre, kendi binalarını inşa edip hatta ağırlıklı olarak üretimlerini Türkiye’deki farklı lokasyondaki üretimlerini de Van’a  çekip Van’da ağırlıklı bir şekilde üretime devam edecekler. Biz o firmalara bir taraftan altyapı desteği sunarken, sosyal donatıları da çalışanları için seferber ettik. OSB’de çevre yoluna sıfır müstakil bir tekstil ihtisas OSB olarak da düşünebiliriz, güzel bir yapıyı çok kısa süre içerisinde Van’a ve bölgeye kazandırmış olacağız. Bizim orada ön gördüğümüz istihdam oranı tam kapasiteye ulaştığı zaman 15 bin civarında -ki bu rakamlar hayal değil- istihdam sağlanacak. Van Tekstil kentte şuanda yaklaşık 3 bin istihdam var, bugün bina olsa, yer olsa o rakam 2-3 katına çok rahatlıkla çıkabilecek seviyede.” ifadelerini kullandı.

“KURUMSAL FİRMALARI BÖLGEYE ÇEKMEMİZ GEREKİYOR”

Van’ın sahip olduğu genç nüfusa da değinen DAKA Genel Sekreteri Halil İbrahim Güray: “ Van’da emek yoğun sektöre yönelmemizin sebebi, bizim genç nüfus potansiyelimiz var. Bunu gözardı etmemek lazım. Türkiye’de en avantajlı bölgeyizbu anlamda. İil bazında da en avantajlı 2’inci iliz. Türkiye’de ortalama yaş oranı 32-33’lerde seyrederken Van’da bu rakam 21-22 bandında seyrediyor. Yaklaşık bizim 350 bin üzerinde 15-29 yaş aralığında genç  nüfusumuz var ve bu insanların gerek sosyal hayata gerek ekonomik hayata kazandırılması gerekiyor. Bizim DAKA olarak 4 ana çalışma konumuzdan 2 tanesi doğrudan gençleri ilgilendiriyor. Bir tanesi beşeri sermayenin geliştirilmesi ve girişimcilik, bir tanesi de sanayi yani emek yoğun sektörlerin güçlendirilmesi. Amaç burada bu gençlerimizi iş sahibi yapmak, meslek sahibi yapmak. Biz altyapı ve üstyapı yapıyoruz, yatırımcı çekiyoruz ama yatırımcıların sadece fiziki mekânla ihtiyaçları bitmiyor. Onların en önemli problemleri kalifiye eleman, bir taraftan da hızla kalifiye eleman yetiştirmek üzere kurslar, programlar hazırlıyoruz. İŞKUR’dan iş başı eğitim programları söz konusu, aslında yerelde tüm kurumlar bu anlamda seferber olduk diyebiliriz. Mesela VanTSO ile birlikte yürüttüğümüz İŞGEM’de, Süphan Mahallesinde tekstile ara eleman yetiştirme merkezi var, o da bizim SOGEP kapsamında desteklediğimiz proje. Genç nüfus en büyük potansiyelimiz, ikinci avantajımız 6’ıncı bölge teşfikleri çünkü devletin çok ciddi destekleri var. Sigorta işveren payından tutun KDV ve vergi muaffiyetine kadar, ücretsiz, bedelsiz arazi tahsisi gibi birçok kalem var, onları alt alta topladığımız zaman tekstil gibi, çağrı merkezi gibi fazla sayıda insan gücüne dayanan sektörler için burası bulunmaz bir nimet. Bir de Van’ın doğal güzellikleri yani yaşanabilir bir kent olması, suç oranının düşük olması yine lojistik anlamında demir yolumuzun olması, karayolu ulaşımımız, hava yolu ulaşımımız Van’ın İran’a yaklaşık 300 kilometrelik sınırı özellikle Azerbaycan’ın Karabağ zaferinden sonraki yeni gelişmeler belki Van’la Bakü arasında kurulacak bir koridor... Biz bunların hepsini çalışıyoruz, bunların hepsi fırsat. Bilindiği gibi krizler yeni fırsatlar doğuruyor, mesela pandemi sürecinde de Van’daki firmalarımız özellikle maske üretiminde önemli mesafe katettiler. İhracat yapan firmalarımız var, güzel iş yapan firmalarımız oldu. Genç nüfusun etkisi var, istihdam alanları oluşturmamız gerekiyor, kurumsal firmaları bölgeye çekmemiz gerekiyor” diye kaydetti.

“ TARIMSAL ÜRETİMİ YENİDEN DAHA İYİ HALE GETİRMEK İSTİYORUZ”

Tuşba İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile de ortak bir proje yürüteceklerini ve sözleşmesini 2020 yılında imzaladıklarını anımsatan Güray; "2 milyon tutarında olan bu Güdümlü Proje Desteği (GPD) başvurularını Şubat’ın 26’sına kadar uzattık. Van Gölü havzası geçmişte özellikle meyvecilik anlamında çok zengin bir potansiyele sahip ti ama ne yazıkki bu yavaş yavaş unutulmaya yüz tutuyor. Şimdi biz tekrar meyveciliğin canlandırılması için havzada 2 tane pilot ilçe seçtik. Bunlardan birisi Ahlat, diğeri Tuşba ilçesi. Doğu Anadolu Projesi (DAP) idaremizle birlikte burada biz her iki ilçemiz için 2’şer milyon hibe veriyoruz, 2’şer milyon da vatandaşlar bırakacak. 4 milyonluk 2 tane toplamda 8 milyonluk liralık Güdümlü Proje uygulayacağız. Burada bizim amacımız 20 ila 30 dekar dönüm arasında kapama elma bahçeleri kurmak. Tabi burada elma bahçesi dediğimiz zaman fidanından tutun sulama sistemine, çevre ihatasına kadar herşey paket düşünüldü ve üreticiye, üreteceği elma cinsine kadar tespit ettik, belirledik, ticari değeri olan, aroması kuvvetli yani katma değeri yüksek ürünler seçtik. Amacımız burada üreticileri teşfik edip, tarımsal üretimi yeniden daha iyi hale getirmek ve bir de biz onlara pazarlama desteği vereceğiz. Bu iyi bir fırsattı. Yüzde 50 hibe olan bu programa, özellikle Tuşba’da 20 ila 30 dekar arası bahçe kurulumu düşünen vatandaşlarımızı başvurmaya davet ediyorum”dedi.

“GEREKLİ REHBERLİĞİ, KOORDİNASYONU SAĞLIYORUZ”

Son olarak Van’a yatırım yapmak isteyen yatırımcılara DAKA tarafından verilen desteklerede değinen Güray, açıklamalarını şu şekilde sonlandırdı: “Bizim yatırım destek ofislerimiz var. Ofisimizin ana temel görevi dışarıdan gelecek veya yerelden yatırım yapmayı düşünen yeni yatırımcılara her türlü izin, ruhsat işlemlerine rehberlik yapmak, destek sağlamak. Yani tabiri caizse bürokrasiyi minimize etmek, gerek yerelde, gerek Ankara nezdinde. Mesela Van’a yatırım yapmak isteyen biri yatırım teşfik belgesi almak için buradan kalkıp Ankara’ya, bakanlığa gitmesine gerek yok. Kalkınma ajansımızın Van yatırım meslek ofisine gelirse arkadaşlarımız yönlendiriyorlar. Sistem üzerinden gerekli dökümanları hazırlıyorlar ve yatırım teşfik belgesini gerek alım aşamasında gerekse kapanış aşamasında ajans o görevi yerine getiriyor. Yani bölgede yatırımcıların yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik birçok faaliyetimiz var. Biz bu sene ağırlıklı olarak yönetim danışmanlığı konusunda e-ihracattan tutun e-ticarete kadar normal ihracata kadar, kaynak verimliliğinden tutun üretime kadar birçok konuda bu seneki çalışma programına yazdık. Zaten kalkınma ajanslarının Türkiye genelinde hersene bir teması oluyor, bu yılki temamız da kaynak verimliliği, yani kaynakların daha verimli kullanılması için biz de yereldeki halihazırdaki yatırımcılardan tutun yeni geleceklere kadar ajans olarak gerekli rehberliği, koordinasyonu sağlayacağız.”

Prestij Özel Haber: M. Selim KURT

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.