Hafif lodos eşliğinde yol aldığımız  Yalova-Pendik feribotu, soğuk ve yağışlı havanın da etkisiyle on dakika gecikmeyle bizi İstanbul’a ulaştırdı. Kartal stadyumuna vardığımda misafir takım tribünlerinin önü şenlik yeri gibiydi. Stadın etrafında gurbetçi taraftarlarımız çoktan sıraya girmiş, biletler elde kapıların açılmasını bekliyordu. Seyyar satıcılar tezgâhlarını açmış, kırmızı siyah renkte değişik formatta, Van BŞB Spor’un forma, bandana, atkı ve bereleriyle ortalığı donatmıştı.

Hazır bu kadar seyirciyi bulmuşken, kalabalıktan istifade üç-beş nasiplenmenin yolunu arıyorlardı. Renklere aşık cefakar taraftarlar, soğuğunda etkisiyle özellikle berelere yoğun ilgi göstermişti. Öyle ki, ne yöne baksanız başında kırmızı siyah renkli, 65 numara basılı bere takmış birini görüyordunuz.

Oldukça soğuk havaya ve hafta içi olmasına rağmen, maça seyirci ilgisi fena değildi. Fakat içeriye girdiğimizde seyirci üstünlüğünün gerek sayı olarak gerekse coşku olarak kesinlikle Van’da olduğunu görüyorduk. Bize ayrılan açık tribünlerin yarısı tamamen Vanlılarla dolmuştu. Kapalı tribünlerde ise protokol tribünü nü de sayarsanız anca bizim kadar Kartal seyircisi vardı. Maça eş ve çocuklarıyla gelenler olduğu gibi kırmızı siyah atkı ve bereyle donattığı torunlarıyla gelen bir teyze de Van taraftarları içinde dikkat çekiyordu. Maçın sonuna kadar ilgi odağı olan teyze, güldüren diyaloglarıyla güne damgasını vurup taraftarın fenomeni olmuştu. Gâh seyirciye dönüp ‘‘hadi, bağırın verin coşkuyu diye bizlere söyleniyor, gâh futbolculara hadi oğlum git git, pas verme giiiittt’’ deyip futbolcusuna destek oluyordu. Heyecanı ve enerjisiyle Van seyircisine renk katan teyze, neşeli anların yaşanmasına neden oluyor, futbolun güzelliğine güzellik katıyordu. Son derece kötü bir zemin ve fiziki açıdan rezil bir saha olan Kartal Spor stadında, bizim olduğumuz tribünden maç izlemek tam bir işkenceydi. Alçak tribün, yüksek tel örgü ve yer darlığından olsa gerek hemen tel örgünün önünde biten taç çizgisi nedeniyle bizden uzak ileri uçta neler olup bittiğini göremiyorduk. O kanatta görev yapan Ali Kurt, hayalet oyuncu gibi bir ortaya çıkıyor, bir kayboluyordu…    

Maçtan önemli anlar:

İlk tehlikeli atak henüz ikinci dakikada Kartal spordan geldi. Kartal'ın etkili ismi Dündar, orta sahadan aldığı pasla defansı sık çalımlarla geçip sert vurdu. Defans elemanlarına çarpan top, kornere giderken devamında Kartal sporlular bu ataktan sonuç alamadı. 4.dakikada bu kez Van Bşb spor, Medeni Bingöl’ün Ali Kurt’la duvar pası organizasyonunda bu oyuncunun sağdan Kartal ceza sahasına ortaladığı topa Serkan Silan’ın sert vuruşunda defans mutlak golü önledi. 

7. Dakikada sağ kanattan ani gelişen Kartalspor kontratağında yine Dündar sahnedeydi. Van ceza sahasına girer girmez herkes pas verecek diye beklerken o direkt kaleyi düşününce Van kalecisi Okan dâhil, tüm stadı kontrpiyede bırakarak Kartal sporu öne geçiren golü yazıyordu. Bu beklenmedik şok gol, hem takımda hem de Van seyircisinde soğuk duş etkisi yaratmıştı. Tabiri yerindeyse bedava yenilen bu gol, maçında kaderini belirliyordu. Ancak, soğuk havaya rağmen stada akın eden cefakâr Van taraftarının, takımı yenik olsa da coşkusuna engel olamamıştı.

Ercan Dülger’in seyircisini, Serkan’ında takım arkadaşlarını gayrete getirme çabaları takdire şayandı. Defansın aksayan sol kanadını gören Namık Hoca, Kartalspor’da etkili olan Dündar’ı durdurmak üzere bu bölgeye takviye yapıyordu. Fakat Van defansı bu kez de sağ tarafta Kartal’ın ileri uç elemanı Remzi’nin ataklarına maruz kalıyordu.

Van BŞB spor, oyunu Medeni ve Ali’nin üzerine kurgulamıştı ve defanstan çıkan tüm toplar Ali de toplanıp, onun tarafından ileri elemanlara uzun toplarla tevzi edilmeye çalışılıyordu. Kartalspor ise tam tersine kısa paslarla kollektif futbolun güzel örneklerini sergiliyordu. Salih Tunar defansta Kartal ataklarına başarıyla direnirken 14. Dakikada Van’ın ilk etkili atağı gelişiyordu. Medeni sağındaki Serkan’ı gördü. Serkan’ın ortasına yükselen Nihat’ın kafa vuruşu kaleci Osman’da kalmıştı.

Bu dakikalarda sıklaşan BŞB sporun ataklarında 16 dakikada bu kez Serkan’ın vurusunda kaleci topu güçlükle kornere çeldi. Kornerden gelen topu,  Ali ustalıkla Emre Aktaş’ın önüne bıraktı. Bu oyuncunun direkt kaleye gönderdiği sert şutu kalecide kaldı. Maç bu tempoda sürerken taraftarlar arasındaki heyecanla maçı takip eden teyzenin heyecanı dikkat çekiyordu.

23 ve 24. Dakikalarda ardı ardına yakalanan iki pozisyonda Ali ve Serkan’ın vuruşlarında kaleci Osman başarılıydı.

29. Dakikada kazanılan serbest vuruşta Serkan’ın ortasına gelişine vuran İsmail, topu az farkla avuta yolluyordu.

Van’ın sıklaşan, bunaltan bu ataklarına karşılık, yer yer orta sahada yakaladığı boşluklarla Kartla spor da hızlı elemanlarıyla zaman zaman tehlikeler yaratıyordu. Özelikle Van defansının solunda kendini unutturan Dündar ve ekürisi karşı kanattan Recep’in, defansın kritik müdahaleleri olmasa 2. golü bulmaları işten bile değildi.

Van BŞB devrenin 1-1 bitmesi için çok uğraştı. Fakat tüm atakları Kartalspor defansında eriyince ilk yarı 1-0 la kapandı.

İkinci yarıya iyi başlayan BŞB spor, henüz 46. dakikada Serkan’ın yerden vuruşunda Kartal defansı son anda golü önlüyordu.

53. dakikada bu kez Emre’nin ceza sahasında alda at diye kafayla önüne indirdiği topa Nihat vurmakta gecikince yüzde yüzlük bir gol kaçıyordu Van BŞB adına.

2. Yarıya Kartal sahaya oyun oynamamak ve oynatmamak üzerine çıkmıştı. Alt sıralardan kurtulma adına şiddetle puana ihtiyacı olan Kartal, geçen hafta Erzin deplasmanından aldığı 3 puanın üstüne bu maçı da 3 puanla kapatıp yükselme trendini sürdürme peşindeydi. Öyle ki, bir bakıyorsunuz hakeme 50 metre uzakta bir Kartal’lı oyuncu yerde kıvranıyor, bir bakıyorsunuz kaleci Osman yerde baldırını tutmuş çamurda uzanıyor. Her defasında hakemin oyunu durdurup bu oyunculara müdahalesi BŞB sporun hızını iyice düşürmeye yetiyordu. Maçın sonuna hakem Burak Olcar tarafından tam 6 dakika eklemesine rağmen, çok kritik pozisyonların bu şekilde kesilmesi, oyunda temponun Kartal lehine düşmesine sebep olmuştu zaten.

Dakika 65’i gösterdiğinde Van tribününde coşku başlamış bununla eş zamanlı olarak takımda hareketlenmişti. 68 ve 69. Dakikalarda üst üste Salih Tunar ve oyuna yeni dâhil olan Halil İbrahim Yazgılı’nın yarattıkları pozisyonlarda Emre ve Ali’nin vuruşları kalecide kaldı.

Kartal kalesinin ablukaya alındığı bu dakikalarda takımı adına Gürol çok önemli bir fırsattan yararlanamadı. Orta hakem Olcar, Recep’in Serkan’a yaptığı harekete faulle hükmedince atışı kullanan Serkan güzel bir hava topuyla Gürol’u buluşturdu. Bu oyuncunun kafa vuruşuna herkes gol diye bağırırken defansın son anda müdahalesiyle top kornere çıkıyordu.

Dakikalar 75’i gösterdiğinde Ali Kurt kaptanlık pazu bandını Serkan’a bırakıp sahayı terk ediyorken yerini Akın’a bırakıyordu.

Bu dakikalardan itibaren maçın sonuna kadar bitmek bilmeyen doldur boşalt ataklarla sonuçsuz gol girişimlerine şahit olsak da BŞB nin gol atmaya muvaffak olamayışını çaresizce izliyorduk.

Kartalspor’un fizik üstünlüğü bariz, uzun boylu iri defans elemanlarını aşmak çok zordu. Buna rağmen BŞB anlamsızca ve ısrarla hava toplarıyla uzun boylu rakibini geçmeye çalışması burçlarına ok yetiştirilmesi imkânsız bir kalenin, ümitsizce fethedilmeye çalışılmasını andırıyordu. Herhalde saymaya kalksak, Serkan Kartal ceza sahasının solundan içeriye en az 20-25 adet kesme yollamıştı. Kimi kalecinin kollarında, kimi autla sonuçlanıp, kimi de defansın hâkim elemanlarının kafasıyla uzaklaştırılıyordu. Bazen bu toplar Kartalın hızlı elemanları vasıtasıyla Van kalesinde gol tehlikesine de dönüşüyordu. Eğer skoru koruma telaşında olmasalar, rakipten korkmayıp bu topları geriye döndürmeden devam etselerdi maç farklı bir skorla Kartal’ın olabilirdi.

90+6 dakika sonunda bu ablukayı kıramayan Van BŞB, grubunda aldığı toplam 5 mağlubiyetten ikisini Kartal’dan almış olarak sahadan boynu bükük ayrılıyordu. İlk yarı Van’da 3-1 le rakibini geçen Kartal, evinde de Van’a geçit vermeyerek son iki haftada 6 puanı cebine indirmiş oluyordu. Lider Sancaktepe’nin puan kaybettiği haftada önemli bir fırsat tepen Van BŞB, bu maçı hızla unutup Altay maçına odaklanmalıdır. Maç sonunda yenilgiye rağmen takımını yanına çağırıp bağrına basan taraftar, alkışı hak ediyordu. Başarıya özlem duyan taraftar ‘‘Siz yeter ki böyle oynayın biz yanınızdayız’’ mesajı veriyordu.

Bizde evimize doğru yola koyulurken, sonradan bir futbolcumuzun annesi olduğunu öğrendiğimiz teyzenin renkli anlarıyla dolu bu maçı, anılarımıza eklemiş oluyorduk.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.