banner252

                                   İZ(i)M’İ TAKİP ETME BİZİMLE KAL

      Sol yeni dünya düzeni demektir. Yani insanlık için faydalı yeni fikirler üretmektir. Bugün komünistlere solcu demenin anlamı yoktur. Çünkü komünizm hakkını SSCB ile kullandı. Yıkıldı. Komünizmin başka versiyonu Mao ise Karl Marks’ın görüşleri dışında kalan köylüyü de arkasına alarak bir şeyler yapmaya çalıştı ama nafile. Halen bile komünist partinin yönetiminde ki Çin’de ucuz iş gücü ve kapitalist büyük firmaların varlığı kapitalistlere fırsat, kapitalizme ise genişleme fırsatı sunuyor. Karl Marks komünizmin İngiltere gibi sanayi devi ülkelerde gelebileceğini umut ediyordu. Ama devrim tarıma dayalı Rusya’da gerçekleşti. Ve yine Marks proleter diktatörlüğü ile devletin yok olacağını ümit ediyordu (Kışlalı,1987).Ama bugün bile Çin’de komünist parti komitesinin hükümetten yani halk temsilcilerinden üstün tutulması ile bir nevi hikmeti hükümeti* canlandırarak sosyalizmin ana ilkelerinden eşitlik ilkesinden fazlasıyla taviz vermektedir.

         Liberalizm ve komünizm bir noktada birleşmektedir. Liberalciler devletin sınırlı bir görev almasını yani sadece yargı ve güvenlik görevlerinde bulunması doktrinine dayalıdır. Komünizm ise devletin yokluğuna dayalıdır. Yine liberalizm bireyin özgürlüğünü, eşitliklerin oluşması için anayasal düzeni savunur. Komünizm ise devletin olmadığı düzende eşitliği sağlamaya dayalıdır. Peki Adalet nerede?  Çinin Uygur bölgesinde, Rusya’nın ve ABD’nin ise başta Ortadoğu ülkeleri ve diğer bölgelerdeki uyguladıkları nüfus mühendisliği meslekleriyle de faşizm de birleşmektedirler. Her zaman dediğim gibi ikisinin varlığı birbirlerine bağlı yani iki hırçın ikiz.

İnsanlığın varlığı adalete bağlıdır. İnsanlık için faydalı ve sonuç getirecek fikri olanlar solcudur. Solculuğu komünizmle bağdaştırmak dar bir mantıktır. Bunun için bu mantık demagogların ekmeğine yağ sürerek muhafazakar toplumlar rahat kandırılmıştır.

Muhafazakarlık ise mevcut olduğu her ülkede sağ olarak nitelendirilmektedir.  Liberalizmle kirli ittifak yapmakta ve aydınlatılmamış kuru milliyetçiliğin de desteğini alarak yayılma imkanı olmuştur. Muhazafakarlık ilk olarak 1815 sonrası Almanya’da Chateaubriand tarafından sağ tarafı tanımlamak için kullanılmıştır.1835’te ise İngiltere’de benimsenmiştir(güler,2008 s. 119 ) en geniş ifadesi ile muhafazakarlık var olan toplumsal, ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel ortamın korunmasını temel alan bir düşünce sistemidir.Tutucudur aydınlanmaya karşı gelenekselcidir.(A.Ö.F Sosyoloji,) Nispet’e göre ise eylem ve reform içermediği için ideoloji olarak görülmemesine sebebiyet verdiğini belirtmiştir. (A.Ö.F Sosyoloji )

Bu tanımlamalara göre, benim açımdan ise statükoculuğu temsil etmektedir. Müslümanlara sağcı demenin bir anlamı olmadığı gibi Müslümanlara karşı olan ideolojilerin ise Müslümanlara sağcı yakıştırmalarını zorunlu olduğunu belirtmeliyim. Şöyle ki Müslümanların çoğu artık inandığı gibi değil de istediği gibi yaşadığı için inançları ile bütünleşemiyor. Yoksa Müslümanlığın kökü devrimi içermektedir. Zulme karşı kınamayı değil mücadeleyi içeriyor. İşte  bu durumun Müslüman Toplumlarda yoksunluğu ise  Müslümanlara muhafazakar yaftasını zorunlu kılıyor. Müslümanlığın muhafazakar tutuculuğundan ne zaman kurtulup aslını yaşatacağını hem merak konusu hem de ütopya olarak görülse de umudu yitirmemekle birlikte ne zamana kadar belirsizliğini koruyacağıdır.

Tekrar liberalizme geldiğimizde özgürlük adı altında gelişmekte olan ülkelere emperyalizmin giriş için kullandığı kimliktir. Bana göre ise bir canavardır. Canavarın herkese göre farklı bir silueti vardır. İşte tam bir siluet tanımlaması yapamadığımız için liberalizm her yere farklı adla yayılma fırsatını buldu.

Komünizm bugün antik yunanda Platon’a, Aristo’ya dayandırılmaktadır. Ortaçağ’da Thomas More’un ütopyasında kimilerine göre Şeyh Bedrettin’de kimilerine göre Proudhon’da ve Engels’te var olduğuna kimilerine göre ise İslam düşünürlerine dayandırılmaktadır. Bunlar tartışılır önemi yok. Asıl önemli olan komünist mantığın Karl Marks’tan öncede var olmasıydı. Marks bunları ya aynen kopyaladı ya da farklılaştırdı bu bilinmez ama sistemleştirdi. Kapital yayılmacı Avrupa içinde doğması ile dünyada yankı uyandırdı. Ama ben halen komünizmin ütopya olduğu kanısındayım. Çünkü komünizm Rusya’da Çin’de adı oldu faşizm dünyada ise oldu adı emperyalizm. ABD SSCB ile yaşadığı soğuk savaş sebebi ile hırçınlaşmıştı.1991 de SSCB’nin yıkılması ile beraber ABD’nin yeni bir düşman bulması gerekiyordu. Düşman elbette ki bulunmuştu. 1973 petrol krizine sebebiyet vererek uluslararası bir stagflasyona* neden olan Ortadoğu petrol ülkeleri. Burada nelerin yaşandığı amacın ne olduğunu bahsetmeyeceğim, çünkü vicdan sahibi her insan burada nelerin yaşandığını çok iyi bilmekteler.

Değineceğim tek husus halen bile savaşlardan ve acılardan kurtulamayan Müslüman toplumların aydınlanarak kendilerine biçilen devrimci kişiliklerini göstermelidir. Bu elbette aydınlarla ve bilimle barışarak, adaletle ortaklaşa gerçekleşecektir. Kimilerine göre adetler ayetlerin önüne geçtiği için, kimilerine göre belirledikleri sözde muhafazakar ideolojinin var olan sistemi savunmasından dolayı Müslümanların devrimci kişiliklerini kaybettiği iddialarıdır. Bunların doğruluğu yanlışlığı tartışılabilir. Ama asıl önemli olan Müslümanların yeniden Medine sözleşmesi ile her inanca, ırka hakkını vermesiyle olacak ki bu İslam’ın emrettiği adalet ve çocukları yani eşitlik ve  özgürlük ile gelerek Müslümanlar devrimci kimliklerini yeniden kazanacaklardır. Ama Müslümanların kınamayı bırakıp insanlık için mücadeleye başlarsa bu uyanış gerçekleşecektir. Son olarak belirtmek istediğim insanlığın artık devleti bir araya getiren sözleşmelerden değil, insanlığı bir araya getiren sözleşmelerle bir araya gelecek kanısındayım yaptırımı olan sözleşmeler…

KAYNAKÇA:

  1. Ahmet Taner Kışlalı ,Siyaset Bilimi, Ankara Üniversitesi Basın-Yayın Yüksekokulu Yayını no:9, 1987, Sayfa 191-195
  2. Muhazafakarlık,Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Ön Lisans Sosyal Hizmetler Sosyoloji Ders kitabı, 2016,sayfa 83-84, 119
  3. https://www.investaz.com.tr/yatirim/stagflasyon-nedir
  4. Hikmeti Hükümet : Devletin her şeyden üstün tutulmasıdır.
  5. Çin Halk Cumhuriyeti Siyasi görünümü : http://www.mfa.gov.tr/cin-halk-cumhuriyeti-siyasi-gorunumu.tr.mfa

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Burak Özçetin 2019-11-21 13:16:56

Ne komünizm ne liberalizm ne sağcılık ne solculuk sonuna kadar MİLLİ GÖRÜŞCÜLÜK

Avatar
kilam albay 2019-11-21 13:39:18

yolun acık olsun