Sıcak bir temmuz günü küçük Ali ve arkadaşları top oynuyorlardı. Eşit sayıda iki takımın oluşacağı kadar çocuk bir araya geldiği zaman top oynamasalar hiç olur mu? Bizim küçük Ali futbol takımı alt yapılarının istediği tarzda top oynuyor. İki üç kişiye çalım atmadan gol atarsa hiç zevk almaz. Küçük Ali maçın heyecanına kapılmış yine gol dedirtecek bir atağa kalkışmıştı. Kaleci ile karşı karşıya kaldığında topa öyle sert vurmuştu ki top kimsenin getirmek istemediği uzaklığa gitmişti.

O sırada topun gittiği taraftan mehmed bir elinde dondurması diğer elinde yiyecek dolu market poşetiyle onlara doğru gelmekteydi. Toplarını da sürükleyerek getiriyordu. Yanlarına vardığında bir nefes alıyor bir dondurmasını yiyordu.  Tabi bu durum karşısında küçük Ali ve arkadaşlarının damakları sulanıyordu. Mehmet’in paylaşma duygusu yoktu. Bu küçük yaşına rağmen cebinde para eksik olmazdı. Aile sevgisiyle değil parayla büyütülüyordu. Mahallenin mülkü neredeyse hepsi onlarındı. Çocuklar dayanamayıp hemen soruverdiler. Bu güzel yiyecekleri nasıl aldın diye?  Tabi ki de paramla aldım istediğim her şeyi paramla alabilirim. Küçük Ali’nin aklına takılmıştı her şeyi paramla alabilirim cümlesi. Tabi Mehmet gittikten sonra çocukların canı dondurma çekmiş dondurma almak için evden para almaya gitmişlerdi. Yalnız Ali gidemezdi. Çünkü şeker hastasıydı.  Annesi buna izin veremezdi. Mahalle bakkalını da tembihlemişlerdi ona izinsiz bir şey verilmemesi için. Çocuklar ellerinde parayla bakkalın yolunu tutunca bizim küçük Ali de annesinden habersiz onlarla gitti.  Ne yapsın garibim çocuk  hastalık var ama irade yok. Hepsi para verip dondurmasını aldı. Ali’nin amacı parası olmadan veresiye almaktı. Bakkal mesut amcasından rica etti ama cevap olumsuzdu. Yok aliciğim burada her şey parayla.  Küçük Ali’nin bu ikinci duyuşuydu her şey parayla cümlesini. Şaşırmıştı. Yapacak bir şey yoktu evin yolunu tuttu. Bu yalancı cevap karşısında mesut amcasının da içi yanıyordu. Ama Ali bilmiyordu ki onu düşündüğü için vermiyordu dondurmayı.

            Ali arkadaşlarına da darılmıştı. Onunla dondurmasını paylaşmadıkları için. Eve gitmiş yatağında uzanmış bugün duyduklarını düşünürken  göz yaşları akmaya başlamıştı. Düşündü de o arkadaşlarıyla oyuncaklarını , yiyeceklerini paylaşıyordu ama onlar neden bu kadar  düşüncesizdi. Yanıldığı bir nokta vardı. Herkesi kendisi gibi görüyordu.  Gözyaşları dindiğinde düşüncesinin kötü olduğunu anlamıştı. Çünkü babası ona her zaman gönül zenginliğini öğretmişti. Bu sırada babası işten gelmişti. İlk iş Ali’nin durumunu sormak için onun odasına yönelmişti. Kapıyı çalarak odaya girdi.  Ali’nin nemli göz yaşlarını görünce hemen soruverdi. Oğlum neyin var senin ağlamışsın?  İlk başta Ali bir şey olmadığını söyledi babasının ısrarlarına dayanamayıp bugün yaşadıklarının anlattı ve en sonda babasına bir soru yöneltti; Baba her şey para mı?

Bak oğlum para anlık arzularımızın tatminidir. Her şeyin olabilmesi için yaşamını nefes alışverişini dahi ona borçlu olurdun. Paranın sadece maddi gücü vardır. Ve beynini , ruhunu ve kalbini paraya satmışlar için para her şeydir. Ama vicdanlı olanlar için bir hiçtir. Mesela vicdanlı insanın karakterini, duygularını parayla alamazsın. İnsanları sevmeyi veya sevdirmeyi, kalp kazanmayı parayla yapamazsın. Ailen senin her şeyindir parayla kuramazsın. Arkadaşlığın kardeşlik mevkini parayla alamazsın. Bu dünyada her şeyini sonlandıran ölümdür parayla engelleyemezsin. Adaleti parayla satın alabilirsin ama adalet duygunu parayla besleyemezsin. Saygınlığı ancak kazanabilirsin parayla alamazsın. Oğlum parayla sadece hayatını şekillendirirsin seçemezsin. İşte parayı her şey olarak görenler anlık arzularının kurbanıdırlar. Büyüklerimiz eğer para değerli olsaydı bize neden gönül zenginliğini öğütlesinler ki? Para kar gibidir. Gelişi mevsim gidişi güneşin çıkmasını bekler. Ben şimdi sana soruyorum oğlum. İstediğinde yanında olmayan bir şey senin için her şey mi? Yoksa bir hiç midir?           

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.