Hakikat nedir? Hakikat içinde tatlı dil barındırır. Doğru dildir.Yani sizin haklılığınızın kanıtıdır. İnsani mücadele de hakikat en temel yapı taşlarından biridir. Eğer siz hakikati savunuyorsanız insanlığın ortak değerlerini iyice sahiplenmişsiniz demektir. Bilimsel açıdan yeni tezler üretilerek hakikat değişebilir. Ancak insani açıdan hakikat değişmez. Yanlışa yanlış, doğruya doğru diyebilmektir hakikat. Siyah ile beyazın çizgisini belirler. Şu an ki dünyamıza hakikat fazla gelmektedir. Çünkü hakikat menfaat düzenini ve  Adaletsizliği tokatlamayı barındırır. Hakikat bir dünya görüşü değildir olamaz da. Çünkü hakikat taraflı bir şekilde ele alınamaz. Alınırsa dahi yine gerçeklik değişecektir. Bugün dünyada iki çeşit hakikat vardır. Bunlardan ilki anadan yani akıldan doğma temiz hakikattir. Diğeri ise yalandan doğmadır. Aklını kullanıp insanlık için faydayı gözetenler hakikatin ne olduğunu bilirler. Ama aklını kiraya verenler yalanın hakikat olduğuna inanıp gerçekleri reddederler . Yalanı hakikat sayanları kınayamıyorum. Çünkü hakikate varmanın 3 çeşit yolu vardır bunlardan bihaberdirler. Bunlardan ilki;

Hayat tecrübesine  dayanır. Yaşam biçimi ile alakalıdır. Nitekim eskiler bir musibet bin nasihatten iyidir diyerek durumu özetlemişlerdir. Bu kişiler musibeti yaşayana kadar  onlara anlatılanlara, nasihatlere kafa sallayarak onaylayacak ama bulundukları yerden çıktıklarında  birçok şeyi unutacaklardır. Unuttukları anadan doğma hakikati ise musibeti yaşadıkları zaman hatırlayacaklardır. Ve başlarına gelenlerin ise yalandan doğma hakikat olduğunu anlayacaklardır. Böylece hakikatler kafasında çarpışacaktır. Bildiğimiz özü sözü  bir hakikat kazanacaktır. Çünkü onu akıl beslemektedir. Akıl iyi ve kötüyü ayırmada kaynaktır. İkincisi Soruşturabilmektir.Bir şeyleri hakkı ile soruşturabiliyorsak gerçeklere ulaşmaya çalışırız. Bunun içindir ki tahkikatin sonu hakikattir. Bu zorunlu bir aşamadır. Kişinin elbet bu tahkikate ihtiyacı olacak. Üçüncüsü ise Öğrenmedir. Kişi çevresinden duyarak, görerek öğrenebilir. Bu hakikatin tehlikeli bir evresidir. Çünkü kişinin çevresinde yalandan doğma hakikat yayılmışsa kişi neye nasıl inanacaktır? Menfaat ve vicdansızlık işin içine karışmıştır. Burada akla şu soru gelir; Hakikate nasıl kavuşulacaktır? Tabi ki de  sorgulama ile kavuşulacaktır. İkinci aşamada zorunlu bu aşamada ise isteğe bağlıdır. Bu isteğin sebebi ise vicdanına ses geçirememesidir. İkinci aşama insanın yaratılışından doğan mesleki bir görevdir. Hakikati bilgi edinme hakkı ile soruşturmak. Üçüncü aşamada ise kişi insani değerlerden soyutlanmıştır. Vicdan muhakemesi ile farklı hakikatler ile karşılaştıracak doğruyu bulmaya çalışacaktır.

Değineceğimiz önemli bir husus ise Kitle içerisindeki insanın hakikat anlayışıdır. Bu durum hakikati üçüncü yöntemle bulmaya çalışanları anlamamıza yardımcı olacaktır. İnsanlar değiştiği için medeniyetler değişiyor. Bunun sonucu olarak da gelişen medeniyete ayak uyduramayan insanoğlunun hakikat anlayışı da değişmektedir. Kitle halindeki insanoğlunun mantıkla hareket etmesi pek beklenemez.Çünkü duygular ön plandadır. Kitle halinde insanoğlu karakterli iken karaktersiz olabilir. Bu nedenle  kitle halinde insanların şahitliklerine güvenilemez. Çünkü yalanla kandırılmış toplulukların ahlak anlayışları yoktur. İnsani değerler kitle halinde yok olmuştur. Onlar mantıkla tesir altına alınamaz.  Yalanı araştıracak kadar zekanız yoksa her şey size mübahtır. Hedefe aldığımız kitle anlayışı yalanı doğru zanneden, yanlışta ısrar eden topluluklardır. Bunları tamamen suçlayamayız. Bu yanlıştan ısrar etme aileden, toplumdan ve coğrafyadan kaynaklanıyor olabilir. Hakikati öğrenmenin hiçbir yolu da yoksa bu kişi veya topluluklara hakikati anlatmak bizlere düşüyor. Burada topluluğu değil kişileri karşımıza alacağız. Önceden de belirttiğimiz üzere yalanla kandırılmış toplum mantıkla tesir altına alınamaz. Bu sebepten dolayıdır ki kişilerle birebir ilgileneceğiz. Ve hakikatin varlığını bunlara anlatacağız. Tarihi taraflı bir şekilde ele alırsak ideoloji ,tarafsız ele alırsak hakikat olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.