banner252

               Tarih büyük kaleleri fetheden komutanları yazdı. Çünkü medeniyetler çatıştı. Yıkıldı.Yeni medeniyetler oluştu diye. Ama gönül kapısını dillendirmedi. insanın bir dünya olduğunu hiçe sayarak. Çünkü en büyük komutanlar gönülleri fethedenlerdir. Bugün birçok insan derdini, anlatamadığı ve kendisini kimse anlamadığı için dünyadan kopuyor. Veyahut vicdansızlaşıyor. Gönül kapısı öyle bir şeydir ki açıldığında dünyayı yani insanı keşfediyoruz. Bu da bize gösteriyor ki bunu başaranlar ölüme kadar beraber gidebiliyor. Yani gönül kapısı açmak arkadaşlığı kaldırıp kardeşliğin başlangıcıdır. Saygı ve sevgi der geçeriz. Bunu bazen zorla karşıdan bekleriz. Ama gönül bunu öyle değil anlaşarak, anlayarak istiyor. Gönül kapısının anahtarını elinde bulunduran kişi hayattan bir beklentisi olmayan kişiye bile bir amaç için var olduğunu ve ona onun ne olduğunu, eşsiz bir sistem olduğunu öğretebilecektir. Buda en büyük  devrimdir. Çünkü gönül bir medeniyettir. Saygıyı, Sevgiyi, anlamayı,Tarih’i, Tıp’ı, kültürü kısaca insanın kendini anlamlandırmak için keşfettiği her şeyi barındırır.

                    Gönül öyle zengindir ki dışı bir insan içi pir insandır. Her türden,her renkten duygudan insanı barındırır. Bu yüzden büyüklerimiz gönül zenginliğini önenirler. Yaptığın iş yanlış olsa da aklınca bir fikir uydurabilirsin ama gönül yalan dinlemez; paktır. Bunun için bir iş yaptığın da gönülden mi yaptı? Derler. insanoğlu kendini keşfetmek adına birçok  organ buldu ve halen yeni organlar keşfediyor. Mesela akciğer solunumdan sorumludur. Böbrek zararlı maddeleri süzer. Kalp kan pompalar. Beyin de bunları kontrol eden idari sorumludur. Ve sayamadığım diğer organlar. Keşfedilmiş ama ismi konulmamış bir organ var; Gönül. Diğer organların saldığı duyguyu harmanlar. Gönül yaşanmışların anı defteridir.  Hatıralar burada saklıdır. Yaşanmış duygular burada işlenmiştir. Bu yönüyle birbirini anlama yöntemidir gönül. Aynı derdi, duygusu olanlar bu nedenle gönül bağı rahatlıkla kurabilirler.

            Gönül kazanmak bedava ; mesela gülümsemek, iyilik yapmak, iyi olmak, insanları sevmek en önemlisi vicdanlı olmak. Bunlar kişiden bir şey götürmez ancak kazandırır. Ama gönül kapısını açmaya çalışmayan çabalar parayla mesela ; menfaat bir şeyler kazanmak için kişiden bir şeyler götürür. Kişi bunu bildiği halde burada boş çabalar harcıyor.  Peki, buna gerek var mı? El cevap yok. İşte bütün mesele burada; sonunu bildiğimiz kötülükler için niye bu boş çabalar. Beynimde buna tek bir cevap var. Üzüntüyle söylemek istiyorum. Kötülüğün kolladığı şu dünyada iyilik yapmak salakça iyiler salak olarak görüldüğü için. Burada bizlere düşen iyiliği her şeye rağmen savunarak bu yanlış düşünceyi yıkmaktır. Kötülüğün sinsiliği varsa iyiliğinde dili vardır. Bunun ilk aşaması da gönül kapısını açmaktır. Bugün dünyada yüzlerce, mahalle arkası dillerini de sayarsak binlerce dil vardır. Bunları hepsini konuşabilmek imkansızdır. Çünkü  İnsan beyni bunu kaldıramaz. Ama insanlarla daha kolay iletişimin yöntemi var. Gönüller arası iletişim. Bu iletişimde sembollere, alfabelere ihtiyaç yoktur. Sadece anlamaya ve anlaşılmaya ihtiyaç vardır.         

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.