banner252
Geçenlerde Isparta’dayken bankadan gelen bir mesaj üzerine bankaya gitmiştim. Okul, sınav derken uykusuz kalmış, o yorgunlukla dalmış sıramı bekliyordum. Birden 70 yaşlarında hayatın acımasız tarafıyla yüzleşmiş olduğu belli bir hanım teyzenin beni dürtmesiyle irkildim. Giyinişine bakıldığında perişan bir hal, lakin yüzüne bakıldığında huzur veren bir tebessüm vardı. “Buyur teyzem!” dedim. Ve aramızda şöyle bir diyalog oluştu:
“Abe sana bir şey soracağım ama kızmazsın değil mi?” dedi.
Bu konuşma da Van şivesi olduğunu anlamıştım. Biraz şaşkınlıkla:
“O nasıl söz teyzem tabî ki buyur!” dedim.
“Ben emekli maaşımı alacağımda zamanı gelmiş mi?” dedi.
”Bilmem ama istersen beraber soralım teyzem.” Dedim.
“Oğlum ben gelemem veznedekiler bana kızıyorlar.”dedi.
“O zaman bizde onlara işlerini yapmadıkları için kızarız. Sen buraya hasta halinle gelmişsin de onlarda sana cevap verme zahmetinde mi bulunmayacaklar.” Dedim. Sıra bana gelince beraber vezneye gittik. Ben işimi halledince sıra teyzeninkine geldi. Sorularını sormaya başladı. Bir müddet sonra bayan veznedar kızarak:
“Teyze hep aynı şeyleri tekrar ediyorsun!” çıkışında bulununca benim saf ama onurlu teyzem:
“Biz cahiliz kızım ne anlarız bu işlerden kusura bakmayasın.” Dedi. Bu benim ağrıma gitmişti. Bayan veznedara bakarak:
“Teyzem bu senin cahilliğinden değil dininin yasakladığı bir şeyi bilmemendendir.” deyip oradan çıktık. Teyzeme:
“Sen Vanlısın değil mi?” diye sordum. “Evet oğlum nereden anladın?” dedi. Havasını solduğum Van kokuyordu. Biraz zorlasam akraba bile çıkabilirdik. Teyzem bu yaban ellerden bahis ederken buraya nasıl geldiğini de anlatmaya başladı. Gençlik aşkıyla kocaya kaçmış ama teyzemin bilmediği bir şey varmış. Kocasının kendisiyle birlikte 3 eşi olduğu!!! Yaşlı teyze bu durumu bir müddet kabullenmiş. O kabullenir de kumalar kabullenir mi hiç? Gel zaman Git zaman ev içi huzursuzluklar başlayınca kocası teyzeme: “Eğer burada kalırsan rahat yüzü göremezsin. Benim yüzümden hayatını zindana çevirme! Çocukları al da git! Başka yerde daha mutlu bir hayat yaşayın.” Demiş. Keşke dediği gibi olsa imiş. Yaşlı teyzeye hayat ikinci golünü atmıştı. 1991’de gelmiş Isparta’ya. Geldiğinden beri çalış ha çalış! Kendisiyle çocuklarına ev almış. Ama hayat hiç atağı keser mi? Bu sefer çocukları onu terk etmişler. Buda hayatın üçüncü golü olmuş teyzeme. Bu zorlukların hepsine dayanmış ama halen çocuklarının acısına dayanamıyor. Etinden bir parça almışlar gibi derdine derman yok. Fotoğraflarını gösterdi bana işte bu kızım bu da oğlum diyerek ah çekiyordu içinden. Bende basit ve genel tasvirle hiç de öyle çekip gidecek tipler olmadığı kanaatine varmıştım. Ama biliyordum dışı sağlam içi çürük elma gibi olduklarını. Eve gitmesi lazımmış, hastalık ve yaşlılık bir olunca haliyle. Giderken de evime beklerim oğul şuradan şöyle buradan böyle sap derken beni güldüren son sözü oraya geldiğinde: “Kürt karının evi nerede” diye sorarsan sana gösterirler deyişi idi. Sadakat ile beslediği aşkının ve şefkati ile suladığı meyvelerinin hikayesini benimle bırakıp helal kazancın belirtisi olan çatlamış elleriyle el sallayıp öylece gitti.

Bu anımı niye anlattım derseniz; sosyal hayatımızdaki bozuklukların önemine vurgu yapmak için. Teyzemin hikayesini sizlerle paylaşırken şu söz aklıma geldi. Anne veya baba on çocuğuna bakar da on çocuk bir anne ya da babaya bakamaz mı? El cevap bakamaz. Baksa da onlar gibi can-ı gönülden bakamazlar. Toplumun temel birimi olan aile’nin temel yapıtaşları olan ebeveyn olmadan kurulan hayatlar kolonsuz ev gibidir. Haliyle çevreden gelen olumsuzluklar onda büyük yaralar açar. Çünkü o evde ne tecrübe ne de rehber vardır. En geniş anlamda anne ve baba sevgisi beşeri sevgilerin en üstünlerindendir. Açmasını bilene anne şefkatin baba rızkın kapısıdır. Dinimiz de anne ve babaya hizmeti en iyi hizmet olarak tanımlamıştır. Nitekim İmam Buhari’nin el-Ebedü’l-Müfred adlı hadisi şerif eserinde ilk hadisleri anne ve baba konusuna ayırmış ve bu konunun önemini böylece vurgulamıştır. En basit çerçevede bir annenin doğum sancısı hayatta çektiğimiz bütün acılardan daha şiddetli ve daha yaralayıcıdır.

Elbette ki aile içi huzursuzluklar yaşanacak kimi sabırla dermanı bekleyecek kimisi ise korkakça çekip gidecek …


 



 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cankuş65. 2017-01-12 21:10:42

Çok güzel yazmışsın kardeşim. Kalemine sağlık

Avatar
Muhammed 2017-01-30 17:03:42

Yüreğine sağlık kardeşim..
Varolsun kalemin biz bırakalı çok oldu yazmayı sen bırakma.. Başkanım

Avatar
Kamuran Deniz 2017-02-22 15:14:23

Kalemine, yüreğine sağlık koca yürekli insan. Senin ile gurur duyuyorum.

Avatar
Oguzhan Blkc 2017-04-19 16:29:26

MaşAllah kardeşim, bu kıymetli anını güzel bir üslup ile dile getirmen şüphesiz senin kaleminin kuvvetine şahit ve de şüphesiz kalbinin ferahına...